|
Galata Mahkemesi 15 Numaralı Sicil (H. 981 - 1000 / M. 1573 - 1591) cilt: 34, sayfa: 95 Hüküm no: 98 Orijinal metin no: [23b-1, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mehmed b. Resul’ün menzilini vakfettiği
Sûret-i Vakfiye Elhamdü li’llâhi el-vâkıfı [alâ] ibâdihî er-râfi‘i li derecâti’l-mü’minîn min abbâdihî. Ve ba‘d, işbu mazmûnunda vakıf ikrârından bahseden, şek ve şüpheden ârî bir vesîkadır. Sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât Mehmed [b.] Resul [b.] Abdullah beraberinde âti’z-zikr vakfına tescîl maksadıyla mütevellî nasb ettiği fahrü’l-eimme Abdünnebi Halîfe b. Mustafa ile meclis-i şerî‘at-i şerîfe-i garrâ ve mahfil-i tarîkat-ı zehrâya hâzır olup işbu vakıf ikrârının kendisinden sudûruna kadar sâhibi ve mâliki olduğu, elinde ve taht-ı tasarrufunda bulundurduğu, Beşiktaş mahallâtından Sinan Paşa mahallesinde vâki‘, altlarında mahzen, aralarında duvar bulunan tahtânî iki beyti, tûlü otuz beş zirâ‘, arzı yirmi beş zirâ‘ olan bahçeyi hâvî olan, bir tarafdan kendi mülkü olan bahçe, diğer tarafdan merhûm kapudân Ali Paşa’nın âzâdlı kölelerinin sâkin oldukları menzil, öteki tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd bulunan cemî‘ menzilini cümle hudûdu ve kâffe-i hukūku ile vakf ettiğini ikrâr ve i‘tirâf etti. Vâkıf-ı mezkûr, menzil-i merkūmda süknâyı evvelâ müddet-i hayâtınca kendisine, sonra Kıbrıslı Fâtıma bt. Abdullah nâm zevcesine, sonra batnen ba‘de batnin ve karnen isra karnin onun evlâdına, evlâd-ı evlâdına, sonra âzâdlı kölelerine, sonra batnen ba‘de batnin onların evlâdına, evlâd-ı evlâdına şart etti. Nesilleri kesildiğinde, menzilin meremmete ihtiyâcı hâlinde ta‘mîr etmesi ve her gün sabah namazından sonra Kur’ân-ı azîmden bir cüz’ tilâvet etmesi şartıyla menzil-i mezkûru, içinde sâkin olması veya icâreye vermesi için fakīr olan mahalle-i mezbûre imâmlarına vakf etti. Vâkıf-ı mezbûr, menzil-i mezkûrdan elini çekip mütevellî-i merkūma teslîm etti. Mütevellî de, menzili tesellüm edip mütevellîlerin sâir evkāfda tasarruf ettikleri gibi menzilde tasarruf eyledi. Mütevellî-i mezkûr, vâkıf-ı mezbûrun ikrârını tasdîk etti. Hâl bu minvâl üzre iken vâkıf-ı mezbûr vakf-ı mersûmdan rücû‘ etti ve mütevellî üzerine da‘vâ edip takrîr-i da‘vâsında dedi ki, vakf-ı akār İmâm-ı A‘zam ve hümâm-ı efham sirâc-ı ümmet-i da‘îfe muhyî-i şerî‘at-i şerîfe İmâm Ebû Hanîfe -rahimehullâh- indinde gayr-ı lâzımdır; li ecli zâlik menzili senden geri istiyorum. Mütevellî buna, vakf-ı akār Ebû Hanîfe katında lâzım değilse de imâmeyn-i hümâmeyn katlarında lâzımdır diyerek cevâb verdi. Münâza‘a ve muhâsama edip hâkim huzûrunda mürâfa‘a olunduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh, vakıf cânibinin delîllerini evlâ ve ercah görüp imâmeyn-i fâzıleyn-i kâmileyn kavliyle amel edip vakfın sıhhat ve lüzûmuna hükm etti. Menzil-i mezbûr bu sûretle, kıyâmet gününe kadar temlîki, tevârüsü ve hibesi câiz olmayacak şekilde sahîh ve lâzım bir vakıf oldu. “Fe-men beddelehû ba‘de mâ semi‘ahû fe-innemâ ismuhû ale’llezîne yübeddilûnehû inna’llâhe semî‘un alîm.” Ve alâ hâzâ vaka‘a’l-işhâd ve’t-tahrîr fî evâili Recebi’l-mürecceb sene semânîn ve tis‘în ve tis‘a mi’e.
Şuhûdü’l-hâl: Hüseyin b. Abdullah, Süleyman b. Abdullah, Hasan b. Abdullah, Ahmed b. Abdullah el-Hâc Memi b. Abdullah, Rıdvan b. Abdullah, Mustafa b. Abdullah, Hüseyin b. Abdullah el-Hayyât, Ferruh b. Abdullah, Abdurrahman [b.] Abdullah, Mustafa b. Abdullah Kethüdâ ve gayruhüm mine’l-hâzırîn
|