|
Galata Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1005 - 1007 / M. 1596 - 1599) cilt: 35, sayfa: 200 Hüküm no: 225 Orijinal metin no: [34a-3, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Reis-i sultânî Hasan Çelebi’nin evini vakfettiği
Elhamdü lillâhi te‘âlâ vahdeh ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ men lâ nebiyye ba‘deh ve alâ âlihî ve sahbihi’llezîne hüm evfâ ahdeh ammâ ba‘d işbu mazmûnunda vakıf ikrârından bahseden sahîh ve şer‘î bir hüccetdir. Cafer b. Abdullah el-Kayyım ve Mustafa b. Cihan ve Ferruh b. Abdullah el-Müezzin ve Veli b. Ali el-Kayyım ve Mustafa b. Cafer ve Yusuf b. Abdullah ve Ahmed b. Veli el-Müezzineyn nâm kimesneler meclis-i şer‘-i şerîfe hâzırûn olup âti’z-zikr müteveffânın vârisi ve ana baba bir karındaşının kızı olan Fâtıma bt. Abdullah Çelebi nâm sagīrenin vasiyy-i şer‘îsi olan el-Hâc Ali b. Abdullah nâm hasm-ı câhid mahzarında şöyle şehâdet ettiler ki verâseti sagīre-i mezbûreye münhasıra olan mahmiye-i Galata müzâfâtından Sultan Cihangir mahallesinde vefât eden reis-i sultânî Hasan Çelebi b. ( ) nâm kimesne, hâl-i hayâtı ve kemâl-i akl ve sıhhatinde iş bu vakıf ikrârının kendisinden sudûruna kadar sâhibi ve mâliki olduğu, elinde ve taht-ı tasarrufunda bulundurduğu, mahalle-i mezbûrede vâki‘ olup vâkıf-ı mezbûrun binâ ettirdiği mescidin kurbunda bulunan, bir sakf altında yirmi odası bulunan, helâyı ve su kuyusunu müştemil üç tarafdan tarîk-i âm, bir tarafdan Yahya Çelebi mülkü ile mahdûd olan cemî‘ menzilini hasbeten lillâhi te‘âlâ cümle tevâbi‘ ve levâhıkı ve âmme-i menâfi‘ ve merâfıkı ile niyet-i hâlisa ve taviyyet-i sâfiye üzre haps, tasadduk ve vakf eyledi. Vâkıf-ı mezbûr, menzil-i merkūmu tescîl maksadıyla mütevellî nasb ettiği Hüsrev b. Abdullah’a teslîm etti. Mezbûr Hüsrev de tesellüm edip sâir evkāfda mütevellîler nasıl tasarruf ettilerse öyle tasarruf eyledi. Vâkıf-ı mezbûr bir odayı mescid-i mezbûr imâmına, diğer odayı müezzinine şart etti. Diğer bir odayı odabaşı İbrahim b. Abdullah’a şart etti. Geri kalan on yedi odanın icâre-i mu‘tâde-i misliyye ile mütevellî yediyle icâreye verilmesini şart etti. İcâreden hâsıl olan meblağdan yevmî dört akçeyi mescid-i mezbûr imâmına ta‘yîn etti. Mütevellîye yevmî üç akçe ta‘yîn etti. İcâre-i mezkûreden yevmî iki akçenin yağ ve kandile sarf edilmesini şart etti. İcâre-i mezkûre ile her sene bal mumu alınmasını şart etti. Kandillerin Ramazan gecelerinde mescid-i mezbûrun mihrâbına konulmasını şart etti. Yevmî iki akçenin vakt-i hâcetde mescid-i mezbûrun meremmetine sarf edilmesini şart etti. Artan mikdârın mütevellî yedinde muhâfaza edilip mescid-i mezbûrun mesâlihine sarf edilmesini şart etti. Zamân içinde mesârif-i mezkûreye sarf mümkün olmazsa gallenin mahalle-i mezkûre fukarâsına sarf edilmesini şart etti. Tevliyyeti vazîfe-i mezkûre ile mezbûr Hüsrev’e, sonra hâkimin âzâdlı köleleri ve evlâdı arasından seçeceği ehil kimesneye şart etti. Şehâdetleri ba‘de ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl inde’ş-şer‘ makbûl ve mu‘teber olmağın hâkim, mesâil-i evkāfda eimme-i eslâf beyninde cârî ihtilâfı da bilerek umûmen ve husûsen vakfın sıhhat ve lüzûmuna hükm etti. Allah’ın, meleklerinin ve insanların la‘neti vakfiye hilâfına tasaddî edenin, tağyîr ve tahvîline teşebbüs edenin üzerine olsun. Cerâ zâlike ve hurrire fî evâili Rebî‘ilâhir sene sitte ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Ferruh b. Abdullah el-Kāidü’s-sultânî, Süleyman b. Abdullah, Bâli b. Abdullah el-Kâtib, Mahmud Bey es-Sarrâc, İbrahim b. Abdullah, Murad b. Abdullah el-Cündî
|