|
İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767) cilt: 76, sayfa: 491 Hüküm no: 617 Orijinal metin no: [258-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Değirmenci Hasan’ın vefat eden Cephane Kethüdası İbrahim’e olan borcunu varislerine ödeyerek değirmen hissesini geri alması
Panço değirmeninin bey‘ bi’l-vefâ ile olduğunu ve meblağdan edâsını isbât
Ma‘rûz,
Arzuhâl eden Değirmenci Hasan b. Hüseyin Çarşamba günü Arz Odası’nda huzûr-ı âlîde akdolunan meclis-i şer‘-i hatîrde Tophanede Hendekbaşı’nda sâkin iken üç ay mukaddem fevt olan Cebehâne kethüdâsı el-Hâc İbrahim b. Abdullah’ın evlâd-ı kibârı olup zikri âtî değirmenin nısf-ı şâyi‘ine vaz‘-ı yedleri mütehakkık olan Memiş ve Bekir ve zâtı mu‘arrefe Rabia ile sagīr oğlu Abdülkerim’in vasîsi mu‘arrefetü’z-zât Âişe mahzarlarında nezâret-i dâ‘îlerinde olan evkāfdan Hâce Mihrişah Hatun Vakfı mütevellîsi Mehmed Efendi hâzır olduğu hâlde mahmiye-i İstanbul’da Hâce Kadın Hamamı kurbünde Hızır Bey mahâllesinde vâki‘ Panço değirmeni demekle ma‘rûf ma‘lûmü’l-hudûd değirmenin nısfı taraf-ı vakf-ı mezkûrdan el-Hâc İsmail nâm kimesnenin tasarrufunda ve nısf-ı şâyi‘-i âharı benim tasarrufumda olmağla mezbûr kethüdâ el-Hâc İbrahim’den karz aldığım bin beşyüz guruş deyn mukābelesinde yetmiş senesi Şevvâli’nin on beşi târîhinde ferâğ bi’l-vefâ tarîkiyle bâ-ma‘rifet-i mütevellî fâriğ olduğumda ol dahi vakıf fırından derkenâr olunduğu vech üzere ferâğ-ı mezkûru kabûl ve mütevellî temessüküne âdet üzere kat‘î tahrîr etdirdip ve beher şehr on sekizer guruş kavliyle ben ba‘de’l-istikrâ bin dört yüz guruşunu edâ ve hattâ <> işbu yedimde olup müteveffâ-yı mezbûrun hat ve hatemini hâvî edâ temessükü mantûkuna müteveffâ-yı mezbûr hayâtında yetmiş sekiz senesi Zilhiccesi’nin on altıncı günü değirmen-i mezkûrda deyn-i merkūm bin beş yüz guruşdan bin dört yüz guruşunu ferâğ-ı mezkûrun vefâen olduğunu mu‘terif olduğu hâlde bi’d-defa‘ât yedimden ahz ü istifâ ve ancak yüz guruş zimmetimde bâkī kaldığın ikrâr ve işhâd dahi edip ve ba‘dehû fevt olmağla hâlâ ben deyn-i bâkī-i mezkûru veresesi işbu mezbûrûna edâ ve fekk-i ferâğ murâd ederim deyü da‘vâ ve mezbûrûn cevâblarında ferâğ-ı mezkûr vech-i meşrûh üzere vefâen olduğunu ikrâr ve meblağ-ı müeddâ-yı mezkûru bi’l-külliye inkâr etdiklerinden mâ‘adâ mûrisimiz müteveffâ-yı mezbûr yetmiş üç senesi Muharremi’nin on beşinci günü müdde‘î-i mezbûr Hasan’a değirmen-i mezkûr için deyn-i mezkûrdan başka beş yüz guruş dahi verip kat‘-ı alâka oldular ve babalarımızın mülkü oldu deyü müfâdı gayr-ı mütebeyyin def‘e tasaddî eylediklerinde müdde‘î-i mezbûr Hasan müteveffâ-yı mezbûrun ikrâr-ı meşrûhunu zikr olunan Hızır Bey mahâllesi ahâlîsinden olmağla mahâlle-i mezbûre imamı ve müezzini ve sâir otuz neferden mütecâviz mazbûtü’l-esâmi kimesneler ihbârlarıyla udûlden oldukları müte‘ayyin olan Hasan Efendi b. Musa ve Attâr Halil b. İbrahim nâm kimesnelerin bi’t-tahlîf şehâdetleriyle isbât etdikden sonra verese-i mezbûrûn babaları müteveffâ-yı mezbûrun müdde‘î-i mezbûr Hasan’a vech-i meşrûh üzere değirmen-i mezkûr için deyn-i merkūmdan başka beş yüz guruş dahi verdi deyü tasaddî eyledikleri da‘vâlarına beyyine taleb ve imhâl olundukda şâhidlerimiz gelmiyor deyü ityân-ı beyyineden izhâr-ı acz ve tahlîfe dahi tâlib olmamalarıyla merkūm Hasan’ın zimmetinde ancak yüz guruş alacakları kaldığı zâhir olmağın mûcebince meblağ-ı mezkûr yüz guruşu kabz ile bâ-re’y-i mütevellî ferâğ-ı mezkûru fek ve nısf değirmen-i merkūmu mezbûr Hasan’da ibkā iktizâ eylediği mübâşiri çavuş kulları iltimâsıyla huzûr-ı alîlerine i‘lâm olundu.
Fî 29 min-Ramazan sene 1179.
|