|
Ahi Çelebi Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1063-1064 / M. 1652-1653) cilt: 49, sayfa: 127 Hüküm no: 138 Orijinal metin no: [21b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ticaret için İstanbul’da bulunan Seyyid Abdülbâki Çelebi’nin vefâtı üzerine mallarının Kayseri’deki vârislerine verilmesi
Vilâyet-i Anadolu’da medîne-i Kayseriye’de hâlâ hilâfeten mütevellâolan Ahmed Efendi el-Hasenî kıbelinden imzâ ve hatemiyle mümzâ ve mahtûm ve târîh-i kitâb senesi Şevvâli’l-mükerreminin yirmi dördüncü günüyle müverrah kitâb nakli vârid olup mazmûnu, medîne-i mezbûrede Lala Mahallesi sâkinelerinden Rahime bt. Kasım Çelebi ve li-ebeveyn er karındaşı olup vilâyet-i mezbûrede Talas kazâsına tâbi‘ Doricek nâm karye ahâlîsinden olan Seyyid Mustafa bt. Kasım Çelebi nâm kimesnelerden meşhûdün-bih âti’l-beyân vechi üzere da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iyye ile mesbûk istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra udûl-i Müslimîn’den olup mahalle-i mezbûre sâkinlerinden Nasuh b. Kasım b. Abdülhalil ve Mehmed b. Receb b. Ramazan nâm kimesneler nakl ve tahvîl için mahall-i cerh ve ta‘dîle li-ecli’ş-şehâde hâzırân olup mahalle-i mezbûre sükkânından olup ticâret ile mahmiye-i İstanbul’a varıp Kebeciler hanında sâkin iken bi-emri’llâhi te‘âlâ müteveffâ olup zâhirde vâris-i ma‘rûfu olmamağla muhallefâtı mahmiye-i mezbûrede gümrük emîni yedinde mazbût olduğu istimâ‘ olunan Seyyid Abdülbâki Çelebi b. Seyyid Kasım Çelebi müsteşhidân-ı mezbûrânın li-ebeveyn karındaşları olup babaları ismi mezbûr Seyyid Kasım Çelebi ve vâlideleri ismi Cevri bt. Kara Ali nâm hatun ve maskat-ı re’sleri mahalle-i merkūmede müteveffâ-i mezbûrun verâseti mezbûrân Seyyid Mustafa Çelebi ve Rahime’ye münhasıra olup gayrı vâris ve terekesine müstahak olduğu ma‘lûmumuz değildir, bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de ri‘âyeti şerâyiti’l-kabûl şehâdetleri hayyiz-i kabûle vusûl buldukdan sonra mezbûrân Seyyid Mustafa Çelebi ve Şerife Rahime Hatun müteveffâ-i mezbûrun terekesinden bi-hasebi’l-irs kendülere intikāl eden hisse-i şer‘iyyeleri emîn-i mezbûrdan taleb ve da‘vâ ve sulh ve ibrâ ve ahz u kabz ve îsâl ve sâir umûrun cümlesine mezbûre Şerife Rahime’nin zevci olan nâkılü’l-kitâb es-Seyyid Abdülvehhab Şeyh b. es-Seyyid Fethullah’ı taraflarından vekîl ve nâib-i menâb nasb ve ta‘yîn edip ol dahi vekâlet-i mersûmeyi kabûl ve hizmet-i lâzımesin edâya müte‘ahhid olduğunu hâvî olmağın kitâb-ı mezbûr hâlâ gümrük emîni olan fahrü’l-akrân Hasan Ağa b. Abdülmennan tarafından husûs-ı âtîye sâbitü’l-vekâle vekîli olan Mustafa Çelebi b. Mehmed mahzarında feth ve kırâet olunup vekîl-i mezbûr Seyyid Abdülvehhab Şeyh emîn-i mezbûr Hasan Ağa’nın vekîli mezbûr Mustafa Çelebi’den müteveffâ-i mezbûrun terekesinden müvekkile-i mezbûrun makbûzunu da‘vâ eyledikde muhallefât-ı mezbûreden müvekkil-i merkūm Hasan Ağa’nın elli bir bin sekiz yüz seksen akçe ahz u kabz eylediğin mezbûr Mustafa Çelebi ikrâr edip kitâb-ı mezbûrun mevlânâ-yı merkūm kıbelinden vürûdunu inkâr eylemeğin gıbbe’l-istişhâd kitâb-ı mezbûr zeylinde min-şühûdi’t-tarîk isimleri mastûr olan Abdüsselam Ağa b. el-Hâc Ferhad ve Ebûbekir Bey b. Memi Çavuş hâzırân olup fi’l-hakīka kitâb-ı mersûm mevlânâ-yı mezbûr kıbelinden vârid olup zeylinde olan hat ve zahrında olan hatem mezbûr Ahmed Efendi’nin hat ve hatemi olup hat ve hateme bizi işhâd eyledi, bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü herbiri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olup mûcebiyle hükmolundukdan sonra vekîl-i mezbûr Seyyid Abdülvehhab Şeyh i‘âde-i kelâm edip emîn-i mezbûrun makbûzu olan meblağ-ı mersûmdan bi-tarîkı’s-sulh kırk bin akçe ahz u kabz edip mâ‘adâdan mezbûru ibrâ ve ıskāt eyledim, ba‘de’l-yevm asâleten ve bi’l-vekâle mazmûn-ı kitâba muhâlif da‘vâ sudûr ederse lede’l-hükkâm-ı zevi’l-ihtirâm istimâ‘ ve ısgā olunmasın dedikde mukırr-ı mezbûrun ber-vech-i muharrer üzere cârî olan kelimâtında vekîl-i mezbûr Mustafa Çelebi bi’l-muvâcehe tasdîk ve bi’l-müşâfehe tahkīk etmeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb sebt ü ketb olundu.
Fi’s-sâbi‘ ve’l-ışrîn min-Zilka‘deti’l-harâm li-sene selâse ve sittin ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Mahmud Beşe b. Mehmed Çukadâr, Hasan Çelebi b. Kanber, İbrahim Çelebi b. Davud, Ali Bey b. Mehmed, Mahmud Beşe er-râcil, Pîrî Beşe b. Hüseyin, Mehmed Çelebi b. Hüseyin ve gayruhum mine’l-huzzâr.
|