.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Ahi Çelebi Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1063-1064 / M. 1652-1653)
cilt: 49, sayfa: 133
Hüküm no: 146
Orijinal metin no: [23a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Vefât eden İsmail Beşe’nin vârislerinin evlerini el-Hâc Hüseyin’e sattıkları

Vaka‘a’l-ihtitâm . Bi-Sefâî

(Mühür)

Mahmiye-i İstanbul’da Elvanzâde Mahallesi’nde sâkin iken bundan akdem vefât eden merhûm İsmail Beşe’nin sulbî oğlu İbrahim asâleten ve sulbiye kebîre kızı Sâliha tarafından husûs-ı âti’z-zikre vekîl olup vekâleti hasm-ı câhid-i şer‘î mahzarında mezbûrenin zâtını ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân olan Hızır Bey Mahallesi ahâlîsinden Resül b. Ramazan ve Ali b. Mustafa şehâdetleri ile şer‘an sâbite olan Mustafa Efendi b. el-Hâc Ali’yi vekâleten mahfil-i kazâda işbu râfi‘-i hâze’l-kitâb el-Hâc Hüseyin b. Abdullah mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip zikr olunan Elvanzâde Mahallesi’nde vâki‘ iki tarafı Sefer Beşe mülkleri ve bir tarafı Hamamcı nâm kimesne mülkü ve bir tarafı tarîk-i hâs ile mahdûd dâhiliye ve hâriciyesi fevkānî ve tahtânî büyût-ı müte‘addideyi ve bi’r-i mâ ve kenîfi ve zât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire hadîkayı müştemil arsasının merhûm Şirmerd Vakfı’na beher sene elli akçe mukāta‘ası olan menzilin binâsı merhûm-ı mezbûr İsmail Beşe’nin mülkü olup ba‘de vefâtihi binâsı irs-i şer‘î ve arsası intikāl-ı âdî ile mezbûr İbrahim ile müvekkile-i mezbûr Sâliha’ya intikāl etmeğin müvekkile-i mezbûr Sâliha ve merkūm İbrahim ol menzilin binâsı bin altmış iki senesi Zilka‘desi’nde babalarının zarûret-i düyûn-ı müsbitesi için ba‘de’l-müzâyede ve inkıtâ‘-ı rağbeti’n-nâs altmış bin akçeye mezbûr el-Hâ[c] Hüseyin’e bâtten bey‘ ve teslîm ve arsasını dahi ol târîhde vakf-ı mezbûrun mütevellîyeleri olan Sâliha ve Âişe nâm hatunlar ma‘rifetleri ile kendiye ferağ ve tefvîz edip ol dahi minvâl-i muharrer üzere menzil-i mezbûrun binâsını iştirâ ve tesellüm ve arsasını dahi tefvîz eyledikden sonra semen-i mezbûr altmış bin akçenin otuz bin akçesini yedinden alıp otuz bin akçesini onu on bir buçuk hesâbı üzere merkūm el-Hâc Hüseyin zimmetinde ibkāmız üzerine ilzâm-ı ribh eylemişdik. Hâlâ semen-i mezbûrdan bâkī kalan meblağ-ı mezbûr otuz bin akçeyi ve târîh-i kitâba gelince bi-hesâb-ı mezbûr üzere müctemi‘ olan murâbahasını mezbûr el-Hâc Hüseyin yedinden merkūm İbrahim asâleten ve mezkûr Mustafa Efendi vekâleten bi’t-tamam ahz u kabz eyledik, semen-i merkūm altmış bin akçeden mezbûr el-Hâc Hüseyin zimmetinde bir akçe ve bir habbe bâkī kalmadı, menzil-i mezbûr mülk-i müşterâsıdır, keyfe mâ yeşâ’ ve yehtâr mutasarrıf olsun dediklerinde asîl-i mezbûrun ve vekîl-i merkūmun ber-vech-i meşrûh cârî ve sâdır olan ikrâr ve takrîrlerini el-mukırru lehü’l-merkūm el-Hâc Hüseyin vicâhen tasdîk ve şifâhen tahkīk etmeğin mâ-hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâbi‘ min-Zilhicceti’ş-şerîf sene selâse ve sittin ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Habib Efendi el-Kādı, Şeyh Mehmed Çelebi b. Muslı, Ali Bey b. Mehmed, Hüseyin Beşe b. Hasan Çukadâr, Rıdvan b. Abdullah ve gayruhum.