.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Ahi Çelebi Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1063-1064 / M. 1652-1653)
cilt: 49, sayfa: 146
Hüküm no: 166
Orijinal metin no: [26a-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Süleyman b. Mehmed ve Kamer bt. Abdullah’ın ortak sahip oldukları evin ikisi arasında paylaştırıldığı

Dârü’s-saltanatü’s-seniyye Kostantıniyyeti’l-mahmiye mahallâtından Hoca Gıyaseddin Mahallesi’nde sâkin olan işbu bâ‘iseyü’l-kitâb Süleyman b. Mehmed nâm kimesne ve Kamer bt. Abdullah nâm hatun mahfil-i kazâya gelip herbiri takrîr-i kelâm ve tavzîh-i merâm edip mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafı Fâtıma Hatun mülkü ve bir tarafı Müezzin İbrahim kızı Emine[nin] mutasarrıfe olduğu vakıf menzil ve bir tarafı tarîk-i âm ve bir tarafı tarîk-i hâs ile mahdûd iki bâb fevkānî ve bir bâb tahtânî odaları ve iki kenîfi ve bi’r-i mâyı ve bir üzüm asmasını müştemil olup merhûm Alagöz Subaşı Vakfı’ndan icâre-i mu‘accele ve yevmî iki akçe ücret-i müeccele ile ale’l-iştirâki’s-seviyy mutasarrıf olduğumuz vakıf menzil beynimizde taksîm ve herbirimizin hissesi tebyîn olunmak iltimâs ederiz dediklerinde savb-ı şer‘den mevlânâ Hasan Efendi irsâl olunup ol dahi hâssa mi‘mârlardan Şa‘ban Beşe b. ( ) ve zeyl-i kitâbda mastûrü’l-esâmî olup ebniye ve sukūfa vukūfu olan bî-garaz Müslimîn ile menzil-i mezbûrun üzerine vardıklarında mi‘mâr-ı mezbûr menzil-i mahdûd-ı mezkûrun arsasını mesâha eyledikde tûlen on dokuz ve arzan altı bi-hesâb-ı şatrancî yüz dört zirâ‘ olup elli yedi zirâ‘ı merkūm Süleyman’a ve elli yedi zirâ‘ı mezbûre Kamer’e isâbet ettikden sonra merkūm Süleyman’a isâbet eden arsanın muhtevî olduğu bir bâb fevkānî oda ve iki kenîf ve bi’r-i mâ ve zikr olunan üzüm asması ve tarîk-i hâss olan sokak kapısı mezbûr Süleyman’a ve mezbûre Kamer’e isâbet eden arsanın muhtevî olduğu bir bâb fevkānî ve bir bâb tahtânî odaları ve tarîk-i âm olan sokak kapısı merkūme Kamer’e ta‘yîn ve alâmât-ı fâsıla vaz‘ olunup vech-i muharrer üzere merkūmâna ta‘yîn olunan binâ ve arsanın âhar üzerine tefâvütü olmayıp birbirine mu‘âdil olduğuna mi‘mâr-ı merkūm ve zeyl-i kitâbda isimleri mastûr olan Müslimîn icmâ‘ ve ittifâk ettiklerinden sonra vâki‘ hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr ba‘dehû gelip meclis-i şer‘de vukū‘u üzere inhâ ve takrîr etmeğin mâ-hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’r-râbi‘ ve’l-ışrîn min-Zilhicceti’ş-şerîfe li-sene selâse ve sittin ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Hüseyin Efendi b. Abdülvehhab el-imâm, el-Hâc Hüseyin b. Hasan el-kayyûm, İbrahim Çelebi b. Ramaza[n], Mahmud Bey b. Abdullah, Hasan Ağa b. Mustafa el-mütevellî ve gayruhum mine’l-huzzâr.