.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Ahi Çelebi Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1063-1064 / M. 1652-1653)
cilt: 49, sayfa: 151
Hüküm no: 172
Orijinal metin no: [27a-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Hatice Hatun’un babasından kalan evin Cafer Çelebi’ye satışı konusundaki davasından sulh bedeli karşılığı vazgeçtiği

Husûs-ı âti’z-zikrin mahallinde tahrîr olunması iltimâs olunup savb-ı şer‘-i kavîmden fahrü’l-kuzât mevlânâ el-Hâc Mustafa Efendi b. Mehmed Efendi irsâl olunup ol dahi zeyl-i kitâbda mastûrü’l-esâmî olan Müslimîn ile mahmiye-i İstanbul’da Balkapanı’nda Ca‘fer Çelebi b. el-Hâc Abdurrahman nâm sarrac-ı sultânînin odasına varıp akd-i meclis-i şer‘-i şerîf eylediklerinde mahmiye-i merkūme mahallâtından Hâcehatun Mahallesi’nde sâkine Havvâ bt. Mehmed Çelebi nâm hatun meclis-i mezbûrede işbu sâhibü’l-kitâb Ca‘fer Çelebi mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edip mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafı Kerime Hatun bt. Hasan mülkü ve bir tarafı Hadice Hatun bt. Ahmed mülkü ve bir tarafı mezbûr Mehmed Çelebi’nin muhallefâtından hadîka ve bir tarafı tarîk-i âm ile mahdûd olup dâhilinde iki bâb fevkānî ve bir bâb tahtânî odaları ve tabaka-i sâniyede bir bâb fevkānî beyti ve bir mahzeni ve bir hamamı ve bir matbahı ve hamama muttasıl taş duvarı ve damlalığı ve hâriciye iki bâb fevkānî odaları ve bir ahırı ve kenîfi müştemil olan menzil babam mezbûr Mehmed Çelebi’nin mülkü olup ba‘de vefâtihi deyn-i müsbiti için beyne’t-tâlibîn nidâ olunup ragabât-ı nâs munkatı‘a oldukdan sonra iki yüz on bin akçede mûmâ-ileyh Ca‘fer Çelebi’nin üzerinde karâr edip ba‘dehû menzil-i mezbûr babam müteveffâ-i mezbûrun zarûret-i deyni için izn-i şer‘ ile meblağ-ı merkūm iki yüz on bin akçeye mûmâ-ileyh Ca‘fer Çelebi’ye bey‘ ve teslîm ve kabz-ı semen olunup on beş sene mürûr etmiş idi. Ba‘dehû menzil-i mezbûrun nısfı benim olup ve nısf-ı âharında hisse-i şer‘iyyem vardır, ben sagīre iken vasiyy-i şer‘im olan Mehmed Çelebi ol menzili ecr-i mislinden noksan ile <<ücretinde? dahi>> bey‘ eyledi ve babamın deyni olduğu dahi ma‘lûmumuz değildir deyü da‘vâ ve taleb eylediğimde mezbûr Ca‘fer Çelebi yedinde olan hüccet-i şer‘iyyenin mazmûnu isbât sadedinde iken beynimize Müslimûn-ı muslihûn tavassut edip da‘vâ-yı mezkûremden beni müşârun-ileyh Ca‘fer Çelebi ile elli bin akçe üzerine sulh eylediklerinde ben dahi sulh-i mezbûru kabûl ve bedel-i sulh olan elli bin akçeyi mezbûr Ca‘fer Çelebi’nin yedinden bi’t-tamam ve’l-kemâl alıp kabz edip husûs-ı mezbûra müte‘allik da‘vâlardan mezbûr Ca‘fer Çelebi’yi ibrâ-i âmm ile ibrâ ve ıskāt eyledim, babam merhûm-ı mezbûrun deyni olduğu ma‘lûm olup ve semen-i misli ile bey‘ olunduğu dahi emr-i mukarrer olmağla mezbûr Ca‘fer Çelebi ile ol menzile müte‘allik min-ba‘d da‘vâ ve nizâ‘ım kalmadı, ba‘de’l-yevm bir tarîk ile da‘vâ dahi edersem lede’l-hükkâmi’l-kirâm istimâ‘ ve ısgā olunmaya dedikde gıbbe’t-tasdîkı’l-mu‘teber vâki‘ hâli mevlâ[nâ]-yı mezbûr mahallinde tahrîr ba‘dehû gelip meclis-i şer‘de herbiri vukū‘u üzere inhâ ve takrîr etmeğin mâ-vaka‘a gıbbe’t-taleb ketb ü sebt olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâmin ve’l-ışrîn min-Zilhicceti’ş-şerîfe li-sene selâse ve sittin ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Mehmed Çelebi b. el-Hâc İsa, el-Hâc Muhyiddin b. el-Hâc Nimetullah, Mustafa Beşe b. Ali, Hüseyin Bey b. Abdullah, Veli b. Mehmed ve gayruhum mine’l-huzzâr.