.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Ahi Çelebi Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1063-1064 / M. 1652-1653)
cilt: 49, sayfa: 208
Hüküm no: 272
Orijinal metin no: [41a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


el-Hâc Receb’in yaş meyve satışından Zünnun Bey’de alacağı olduğuna dair iddiası

Mahmiye-i İstanbul’da merhûm Sunullah Efendi Mahallesi’nde sâkin olup hâlâ Pazarbaşı olan işbu sâhibü’l-kitâb el-Hâc Receb b. Hüseyin mahfil-i şer‘-i şerîfde hadâik-ı sultâniyede hâssa bağçede bostancı olup hâlâ oturak olan Zünnun Bey nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip mezbûr Zünnun Bey mukaddemâ bostancı benden bi’d-defa‘ât yetmiş üç bin akçelik yaş meyve iştirâ ve tesellüm eyleyip zimmetinde yetmiş üç bin akçe hakkım müctemi‘ olup vech-i muharrer üzere bana yaş meyve bahâsından yetmiş üç bin akçe deyni olduğunu şuhûd mahzarında ba‘de’l-hesâb ikrâr u i‘tirâf dahi eylemişdi, semen-i mezbûr zimmetinde kalmağla hâlâ taleb ederim, suâl olunsun dedikde gıbbe’l-istintak mezbûr Zünnun Bey husûs-ı mezbûru inkâr eyledikde müdde‘î-i mezbûr el-Hâc Receb’den da‘vâsına muvâfık beyyine taleb olundukda udûl-i sikātdan es-Seyyid Ali Çelebi b. es-Seyyid Veli ve Ömer Bey b. İsa Bali ve el-Hâc Bayram b. Zülfikār nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzirûn olup istintak olundukda fi’l-hakīka mezbûr Zünnun Bey müdde‘î-i mezbûrdan bi’d-defa‘ât iştirâ ve tesellüm eylediği yaş meyveyi hesâb eylediklerinde mezbûr el-Hâc Receb’e yaş meyve bahâsından yetmiş üç bin akçe deynim vardır deyü bizim huzûrumuzda ikrâr u i‘tirâf ve bizi işhâd eyledi, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü herbiri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye ve gıbbe’l-istihlâf tahlîf olunduklarından sonra şehâdetleri hayyiz-i kabûle vusûl buldukda mezbûr Zünnun Bey i‘âde-i kelâm edip fi’l-hakīka zikrolunduğu üzere müdde‘î-i mezbûra yaş meyve bahâsından mukaddemâ yetmiş üç bin akçe lâzımü’l-edâ ve vâcibü’l-kazâ deynim olup dahi meblağ-ı mezbûru mesfûra bi’d-defa‘ât edâ ve teslîm, mezbûr dahi istîfâ ve tesellüm eyledi deyü da‘vâyı def‘ eyledikde gıbbe’l-inkâr ve’l-istimhâl ityân-ı beyyine için mehl-i şer‘î verilip mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb ü sebt olundu.

Fi’l-yevmi’r-râbi‘ ve’l-ışrîn min-şehri Rebî‘ülâhir li-sene erba‘a ve sittin ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: es-Seyyid Mehmed Çelebi b. es-Seyyid Hasan Çelebi, İbrahim Çelebi b. Mustafa, el-Hâc Ali b. Halil, Ömer Beşe b. Osman, el-Hâc Mustafa b. Ahmed, el-Hâc Mehmed b. Osman, Mustafa Beşe b. Mahmud, İbrahim Çelebi b. Davud.