|
Ahi Çelebi Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1063-1064 / M. 1652-1653) cilt: 49, sayfa: 238 Hüküm no: 326 Orijinal metin no: [48b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Vefât Mehmed b. Mustafa’nın vârislerinin birbirleri aleyhindeki davalarından vazgeçerek zimmetlerini ibra ettikleri
Medîne-i hazret-i Ebî Eyyüb el-Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-bârî- mahallâtından Kiremitçi Süleyman Mahallesi’nde sâkin iken bundan akdem vefât eden Mehmed b. Mustafa’nın verâseti zevce-i metrûkesi Hanife bt. Murad nâm hatuna münhasıra olduğu şer‘an müt‘ayyen oldukdan sonra merkūm İbrahim Çelebi asâleten ve mezbûre Ümmühani Hatun tarafından husûs-ı âti’l-beyâna vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi olan Receb Efendi b. İbrahim vekâleten mahfil-i kazâda menzil-i âti’z-zikre mülkiyet üzere vâzı‘u’l-yed olan işbu bâ‘isetü’l-kitâb mezbûre Hanife mahzarında herbiri ikrâr ve takrîr-i kelâm edip medîne-i merkūmede Zeyneb Hatun Mahallesi’nde vâki‘ cevânib-i erba‘ası İbrahim Çelebi ve Osman Çelebi ve İsa Beşe mülkleri ve tarîk-i âm ile mahdûd olup mezbûre Hanife’nin hâlâ elinde ve taht-ı tasarrufunda olan menzilden nısf-ı şâyi‘ini mezbûre Hanife sekiz bin akçeye zevci müteveffâ-i mezbûre hâl-i sıhhatinde bâtten bey‘ ve teslîm ve kabz-ı semen etmekle sekiz sehmden altı sehmi bize intikāl etmişdir deyü mezbûre Hanife’den da‘vâ ve taleb eylediğimizde mezbûre Hanife menzil-i mezbûrun nısf-ı şâyi‘ini mûrisimiz müteveffâ-i mezbûre vech-i muharrer üzere bey‘ ve teslîm ve kabz-ı semen eylediğini inkâr edip benim dahi müteveffâ-i mezbûrda mehr-i müeccelimden dört bin ve cihet-i karz-ı şer‘îden yedi bin iki yüz cem‘an on bir bin iki yüz akçe hakkım vardır vaz‘-ı yed eylediğiniz tereke-i vâfiyesinden taleb ederim deyü da‘vâ etmekle beynimizde münâza‘ât-ı kesîre vâkı‘a olmuş idi. El-hâletü hâzihî tavassut-ı Müslimîn ile biz menzil-i mezbûra müte‘allik da‘vâdan ve mezbûre Hanife meblağ-ı mezbûra müte‘allik da‘vâdan ferâgat edip birbirimizin zimmetini ibrâ-i âmm-ı kātı‘u’n-nizâ‘ ile ibrâ ve ıskāt eyledik, vechnen mine’l-vücûh da‘vâmız kalmadı, ba‘de’l-yevm bir tarîk ile bizim birbirimizden âhar üzerine mazmûn-ı kitâba muhâlif da‘vâ sudûr ederse lede’l-hükkâmi’l-kirâm istimâ‘ olunmaya dediklerinde asîl-i mezbûru ve vekîl-i merkūmu ikrâr-ı meşrûhlarında el-mukarru lehe’l-mezbûre Hanife vicâhen tasdîk ve kendi dahi mezbûrânı da‘vâdan ibrâ eylediğini şifâhen tahkīk etmeğin mâ-vaka‘a gıbbe’t-taleb ketb ü sebt olundu.
Fî-selhi Cumâdelûlâ li-sene erba‘a ve sittin ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Ahmed Çelebi b. Mustafa, Mustafa Beşe b. Ahmed el-mübâşir, Mehmed Çelebi b. Ahmed, Ramazan Beşe b. Mustafa, Mehmed Beşe b. Hüseyin ve gayruhum.
|