|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 354 Hüküm no: 234 Orijinal metin no: [54a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Merhum Bayram Bey’e ait olduğu iddia edilen mülklerin Gazanfer Ağa Vakfı’na ait olduğu
Mahmiye-i Galata hâricinde vâki‘ Saray-ı Sultânîˈden Galata Sarayı teberdârları kethudâsı olup kasaba-i Kasımpaşaˈda Sürûri Efendi mahallesi sükkânından iken bundan akdem müteveffâ olan Bayram Bey b. ( ) nâm kimesnenin sulbiye sagīre kızı Âişeˈnin tesviye-i umûri’çün kıbel-i şer‘den mansûb vasîsi olan Şa‘bân Efendi b. Hüseyin nâm kimesne meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımüˈt-tevkīrde saray-ı mezkûrda vâki‘ ashâb-ı hayrâtdan merhûm Gazanfer Ağaˈnın nükūd-ı mevkūfesine hâlâ mütevellî olup zikri âtî odalara vâzi‘uˈl-yed olduğu şer‘an sâbit olan işbu bâ‘isüˈr-rakīm Mustafa Çelebi b. Yusuf mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûrun muhallefâtından yine kasaba-i merkūmede Emin Câmi‘i mahallesinde vâki‘ bir tarafdan ba‘zan câmi‘-i mezbûr vakfı ve ba‘zan Çiçekî Saraylı demekle meşhûre Sâliha nâm hatun mülkü ve bir tarafdan Kirlioğlu ve ba‘zan Osman Beşe ve ba‘zan Kasab Vakfı mülkleri ve ba‘zan tarîk-i hâs ve bir tarafdan ba‘zan Âişe Hatun Vakfı ve ba‘zan Mühürdar Mustafa Bey mülkü ve ba‘zan Kādıkızı mülkü ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd on altı pâre cedîd odalar iki bâb atîk odaları ve ahırı ve bi’r-i mâ’ı ve bir mikdâr arsayı müştemil mülk menzile mütevellî-i mezkûr vakf-ı merkūmdan olmak üzre vaz‘-ı yed eder suâl olunsun dedikde gıbbeˈs-suâl mütevellî-i mezbûr cevâbında müteveffâ-yı merkūm Bayram Bey sıhhati hâlinde meşrûtiyet üzre vakf-ı mezbûra mütevellî iken zikirleri sebk eden iki bâb atîk oda ve ahır ve bi’r-i mâ’ı ve bir mikdâr arsa-i hâliyeyi mal-ı vakf-ı mezbûr ile vakf-ı mezbûra akār-ı mezbûre akār olmak üzere vakf içün iştirâ eylediğinden sonra yine mal-ı vakf-ı mezbûrdan zimem kaldırıp ol zimemden kaldırdığı akçe ile arsa-i mezkûre üzerine müceddeden on altı aded oda binâ ve ihdâs eyleyip hatta zikirleri sebk iden odaların cümlesi ve ahır ve bi’r-i mâ’ bi-cümletiˈl-tevâbi‘ veˈl-levâhık vakf-ı mezbûrundur vechen mineˈl-vücûh benim alâka ve medhalim yokdur deyip alâ-ruûsiˈl-işhâd nâzır-ı vakf huzûrunda ikrâr ve işhâd ettirip vakf-ı mezbûra ilhâk etmişdir ber-vech-i muharrer zikri mürûr eden odaları ve ahır ve bi’r-i mâ’ bi-cümletiˈt-tevâbi‘ vakfındır kat‘a mezbûr Bayram Beyˈin alâkası yokdur deyicek vasî-i mezbûr Şa‘bân Efendi istintâk olundukda inkâr ile cevâb vermeğin mütevellî-i mezbûrdan takrîr-i meşrûhuna mutâbık beyyine taleb olundukda udûl-ı Müslimînˈden Mehmed Efendi b. Ali ve Ahmed Efendi b. Hüseyin ve Hâfız Ahmed Efendi b. Hüseyin nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırûn olup isreˈl-işhâd fiˈl-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr sıhhati hâlinde hudûd-ı mezkûre ile mahdûd sâlifüˈz-zikr iki bâb atîk oda ve ahır ve bi’r-i mâ’ ve arsayı müştemil menzil iştirâ eylediğinden sonra arsa-i mezkûre üzerine on altı bâb oda binâ ve ihdâs eylediğinde bizim huzûrumuzda vakf-ı mezkûr nâzırı muvâcehesinde işbu on altı bâb odayı mal-ı vakf-ı mezbûrdan zimem kaldırıp (işbu on altı bâb odayı vakf-ı mezbûrdan zimem kaldırıp) vakf-ı mezbûr içün binâ eyledim ve arsasına dahi iki bâb atîk oda ve ahır ve bi’r-i mâ’ ile vakf-ı mezbûra akār olmak üzere mal-ı vakf-ı mezbûr ile iştirâ etmişdim cümlesi vakfındır benim kat‘a alâka ve medhalim yokdur vakf-ı mersûm ilhâk eyledi deyip kirâren ve mirâren ikrâr eyleyip bizi işhâd eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-yı şehâdet-i şer‘iye eyledikde gıbbe ri‘âyet-i şerâyitiˈl-kabûl şehâdetleri makbûl olmağın mûcebiyle ba‘deˈl-hükm mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fiˈl-yevmiˈl-âşir min-Cumâdelâhire li-sene erba‘a ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: Hasan Çelebi b. Abdullah, Abdullah b. Receb, İsmail b. Mehmed el-bevvâb, Mustafa Bey el-bevvâb, Mehmed Bey Bölükbaşı
|