|
Üsküdar Mahkemesi 396 Numaralı Sicil (H. 1150-1151 / M. 1737-1738) cilt: 68, sayfa: 46 Hüküm no: 5 Orijinal metin no: [2a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Vefat eden Menzilci Osman Efendi’nin varislerinin kendilerine intikal eden menzilhaneyi işletemedikleri için Şişman Mustafa Beşe’ye devredip alacak-verecek davasında sulh oldukları
Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde ketb ü tahrîri için bi’l-iltimâs savb-ı şer‘den me’zûnen irsâl olunan Mevlânâ Ahmed Efendi b. el-merhûm Hüseyin Efendi medîne-i Üsküdar’da Mehmed Paşa mahallesinde sâkin iken bundan akdem fevt olan Menzilci sâbık Osman Efendi b. Salih Efendi’nin hayâtında sâkin olduğu menzile varıp zeyl-i vesîkada muharrerü’l-esâmî cemâ‘at-i Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘ ettikde müteveffâ-yı mezbûrun sulbî sagīr oğlu Ahmed’in anası ve tesviye-i emrine bâ-hüccet-i şer‘iyye [va]siyyesi olup zâtı fahrü’l-kuzâti’l-kirâm İbrahim Efendi ve İmâm b. Hasan nâm kimesneler ta‘rîfleriyle mu‘arrefe Fâtıma bt. el-Hâc Mustafa Efendi nâm hatun meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda medîne-i Üsküdar menzilinde müddet-i medîdeden ber[i] odacı olan işbu sâhibü’l-kitâb Şişman Mustafa Beşe b. Süleyman nâm kimesne mahzarında bi’l-vesâye ikrâr ve takrîr-i kelâm edip medîne-i Üsküdar menzili yirmi beş seneden mütecâviz zevcim müteveffâ Osman Efendi ve zevcimin babası müteveffâ Salih Efendi deruhdelerinde olduğundan fevt olduklarına binâen deruhde olunmak oğlum sagīr-i mezbûra enfa‘dır deyü menzil-i merkūmu bin elli senesi Muharremi’l-harâmı’nın üçüncü günü duhûl eden rûz-ı Hızır’dan senesi tamâmına değin umûr-ı menzili sagīr-i merkūm tarafından rü’yet ettirmek üzere hâlâ medîne-i Üsküdar’da seccâde-nişîn semâhetli, sa‘âdetli efendi hazretlerinin i‘tâ buyurdukları arzuhâl mûcebince taraf-ı Devlet-i aliyye’den menzil-i merkūm sagīr-i mezbûr Ahmed için inâyet buyrulmakla Devlet-i aliyye tarafından otuz re’s bargirin mesârif-i lâzımesi’çün beher re’s bargirin yetmiş üçer guruşdan iki bin yüz doksan guruşu karındaşım Ali Efendi yediyle gelip vusûl buldukdan sonra meblağ-ı merkūmu kendi mesârifime sarfla istihlâk edip bâlâda mezkûr olduğu vech üzere Muharremi’l-harâm’da duhûl eden rûz-ı Hızır’dan yine sene-i mezbûre şehri Recebi’l-ferd’in on ikinci günü duhûl eden rûz-ı Kasım’a gelince altı ayda umûr-ı menzili rü’yet edip lâkin bundan sonra umûr-ı menzili rü’yete bir vechile iktidârım olmayıp evâmir-i aliyye ile gelip umûr-ı mühimme ile gidecek ulakların ta‘dîline bâ‘is olduğundan mâ‘adâ menzil-i merkūm senesi tamâmına değin sagīr-i merkūm üzerinde kalmak iktizâ ederse sagīr-i merkūm harâb ve kemâl-mertebe mutazarrır olması meczûmum olmağla menzil-i merkūm âhar vesâyetim hasebiyle kasr-ı yed olunmak her vechile [2b] sagīr-i mezbûr hakkında enfa‘ olduğunu vukūf-ı şu‘ûru olan Müslimîn icmâ‘ ve ittifâk ettikleri ecilden ber-vech-i muharrer menzil-i merkūmu mezbûr Mustafa Beşe’ye vesâyetim hasebiyle kasr-ı yed eylemek bi’l-vesâye matlûbumdur dedikde fi’l-hakīka kaziyye vasiye-i mezbûre Fâtıma’nın bâlâda tafsîl ve ayân eylediği minvâl üzere olduğunu zeyl-i sahîfede muharrerü’l-esâmî Müslimîn ihbârlarıyla lede’ş-şer‘i’l-enver zâhir ve nümâyân oldukdan sonra zikr olunan menzil-i merkūmu rûz-ı Kasım’dan altı ay tamâmına değin görüp ve şurûtu üzere edâ-i hizmet eylemek için vesâyetim hasebiyle mezbûr Mustafa Beşe’ye kasr-ı yed eylediğimde ol dahi vech-i meşrûh üzere kabûl eyledikden sonra hâlâ menzilhânede mevcûd olup evsâfı beynimizde ma‘lûm elli beş re’s bargir ve on dört sürücü eğeri ve altı semerden gayrı bir nesnesi olmayıp zikr olunan bargirlerin beher re’si on beşer guruşdan sekiz yüz yirmi beş guruş ve eğerler ve semerler dahi yirmi beşer guruş ki cem‘an sekiz yüz elli guruş kıymetli bargir ve semer ve eğer olup ziyâde değmez deyü semen-i misli budur deyü cemm-i gafîr ve cem‘-i kesîr ihbârlarıyla lede’ş-şer‘i’l-enver müte‘ayyin oldukdan sonra sagīr-i mezbûra nef‘ olmak üzere mezbûr Mustafa Beşe meblağ-ı merkūm sekiz yüz elli guruşun üzerine ziyâde dört yüz elli guruş dahi zam ile bin üç yüz guruşa bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bi-safkatin vâhidetin vesâyetim hasebiyle mezbûr Mustafa Beşe’ye bey‘ ü temlîk ve teslîm eylediğimde ol dahi ber-vech-i muharrer iştirâ ve temellük ve tesellüm ve kabûl eyledikden sonra semeninden mesârif-i bargirler için taraf-ı Devlet-i aliyye’den bir senelik makbûzum olan iki bin yüz doksan guruşdan işbu rûz-ı Kasım’dan altı ay tamâmına değin merkūm Mustafa Beşe’ye zimmetimde reddi iktizâ eden bin doksan beş guruş mesârif-i mezkûre için takas eylediğimde ol dahi mukāssa ve kabûl edip bâkī iki yüz beş guruşun iki yüz guruşunu hâzır bi’l-meclis Arpacı el-Hâc İsmail’e ma‘lûmü’l-mikdâr arpa bahâsından olan ber-mantûk-ı temessük dört yüz on dört guruşun iki yüz guruşunu mezbûr Mustafa Beşe’den üçümüz bir meclisde hâzır olduğumuz hâlde havâle-i sahîha-i şer‘iyye ile havâle ve her birimiz havâleyi kabûl edip bâkī beş guruşu dahi ahz u kabz eyledim zikr olunan elli beş re’s bargir ve on dört eğer ve altı semer mezbûr Mustafa Beşe’nin mülk-i müşterâsı ve hakk-ı sırfıdır keyfe mâ yeşâ ve yahtâr mutasarrıf olsun dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î mezbûre Fâtıma Hatun yine meclis-i mezkûrda mezbûr Mustafa Beşe mahzarında ikrâr-ı tâm edip bundan akdem mezbûr Mustafa Beşe menzilhânede odacı iken benim emrim ile umûr-ı menzile harc u sarf için beynimizde ma‘lûm medfû‘um olan meblağ-ı ma‘lûmün hesâbını görüp mezbûr Mustafa Beşe ile vechen mine’l-vücûh ve sebeben mine’l-esbâb kat‘â da‘vâ ve husûmetim kalmayıp gerek menzil umûruna ve gerek sâir beynimizde cereyân eden ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâya müte‘allıka âmme-i de‘âvî ve kâffe-i mutâlebâtdan mezbûr Mustafa Beşe’nin zimmetini ibrâ-i âmm-ı katı‘ü’n-nizâ‘la ibrâ ve iskāt eylediğimde ol dahi bundan akdem cihet-i deyn-i şer‘îden iddi‘âsı olan dört yüz kırk guruşa müte‘allıka âmme-i de‘âvîden benim zimmetimi ibrâ ve iskāt eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î vâki‘ hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr ba‘dehû ma‘an mürsel Ali Efendi b. Veliyüddin ve Çukadâr Mustafa Beşe b. Mehmed ile meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihi inhâ ve ihbâr etmeğin mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’s-sâlis ve’l-ışrîn min-şehri Recebi’l-ferd li-seneti hamsîn ve mi’ete ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Umdetü’l-a‘yân Kâmil Mustafa Ağa b. el-merhûm İsmail Ağa, Fahrü’l-eimme Hüseyin Efendi b. Hasan, Hüseyin Ağa b. Hasan Efendi, el-Hâc İsmail Ağa b. Mehmed, el-Hâc Mehmed Ağa b. el-Hâc Hüseyin, Hoca Mehmed Efendi b. Mustafa, Müezzin Abdullah Halîfe b. Abdullah, İbrahim Bey b. Halil, Hüseyin Ağa b. Şa‘bân, Mustafa Bey b. Memiş ve gayruhum.
|