|
Galata Mahkemesi 15 Numaralı Sicil (H. 981 - 1000 / M. 1573 - 1591) cilt: 34, sayfa: 208 Hüküm no: 300 Orijinal metin no: [72b-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Âişe bt. Ali’nin, ölen İbrahim b. Abdullah’a borç karşılığı rehin verdiği kaftanı borcun ödenmesiyle, vârisinden geri istediği
Âişe bt. Ali nâm hâtun tarafından husûs-ı âti’z-zikre Mustafa b. İsa ve İslâm b. Abdullah nâm kimesneler şehâdetleriyle vekâleti sâbite olan Mehmed b. Ali nâm kimesne mahfil-i kazâda bundan akdem vefât eden İbrahim b. Abdullah nâm kimesnenin sagīre kızı Fâtıma’nın vasîsi olan Mehmed b. Mehmed nâm kimesne muvâcehesinde üzerine takrîr-i da‘vâ edip işbu meclisde hâzır müşârün-ileyh olup vasiyy-i mezbûrun yedinde olan siyah tavşan kürkü kaplı mâî atlas kaftan müvekkilem mezbûre Âişe’nin mülk-i mahzı ve hakk-ı sırfıdır. Mezkûre Âişe müteveffâ-yı mezbûrdan hâl-i hayâtında bin akçe istikrâz edip meblağ-ı merkūm mukābelesinde zikr olunan kaftanı müteveffâ mezbûrda rehin vaz‘ eyleyip meblağ-ı mezbûrdan beş yüz akçesin merkūme Âişe hâl-i hayâtında teslîm edip bâkī beş yüz akçesin zimmetinde hâlâ meblağ-ı mezbûr beş yüz akçe vasiyy-i mezbûre teslîm edip zikr olunan kaftanı vekâletim hasebiyle taleb ederiz suâl olunsun dedikde gıbbe’s-suâl vasiyy-i mezbûr inkâr ile cevâb vericek müdde‘î-i mezkûrdan da‘vâsına mutâbık beyyine taleb olundukda udûl-i müslimînden Mustafa b. İsa ve Mansur b. Abdullah nâm kimesneler meclis-i şer‘a li ecli’ş-şehâde hâzırân olup fi’l-vâki‘ mezbûre Âişe müteveffâ-yı mezbûrdan bin akçe istikrâz edip mukābelesinde zikr olunan kaftanı rehin vaz‘ eyleyip meblağ-ı merkūmdan beş yüz akçesin müteveffâ-yı mezbûra teslîm eylemişdir. Hâlâ zikr olunan kaftan mezkûre Âişe’nin mülküdür deyû ale’t-tafsîl şehâdetleri ba‘de’t-ta‘dîl hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup mâ hüve’l-vâki‘ kayd olundu. Tahrîren fî evâili Cumâdelâhire sene 999.
Şuhûdü’l-hâl: Yunus b. Abdullah, Musli Reis b. Abdullah, Cafer b. Abdullah, Hüsrev b. Abdullah, Sinan Efendi b. Mahmud ve gayruhüm mine’l-hâzırîn.
|