|
Galata Mahkemesi 15 Numaralı Sicil (H. 981 - 1000 / M. 1573 - 1591) cilt: 34, sayfa: 305 Hüküm no: 469 Orijinal metin no: [111a-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
İbrahim ve Abdullah’ın, evini evlatlarından Zeynî Hâtun bt. Abdullah’a vakfettiği
Mahmiye-i Galata müzâfâtından Hazret-i Ebî Eyyûb el-Ensârî aleyhi rahmetü’l-Meliki’l-Bârî mahallâtından Davud Ağa mahallesi sâkinlerinden Zeynî Hâtun bt. Abdullah [nâm] hâtun tarafından da‘vâ-yı âti’z-zikre hasm-ı şer‘î mahzarında Mustafa b. Seydi ve el-Hâc Mehmed b. Süleyman [nâm] kimesneler[in] şehâdetleri ile vekâleti sâbite olan zevci Hüsrev b. Ali [nâm] kimesne mahfil-i kazâda bundan akdem mahalle-i mezkûrede fevt olan İbrahim b. Abdullah nâm kimesnenin mahalle-i mezkûrede vâki‘ inde’l-cîrân ma‘lûmü’l-hudûd olup vakf eylediği menzile hâlâ mütevellî olan Ali Hürrem b. Hasan [nâm] kimesne muvâcehesinde takrîr-i kelâm edip merhûm İbrahim mezbûr menzil-i merkūmu vakf eylediği zamânda evvelâ kendi nefsine ve ba‘dehû zevcesi Kamer bt. Abdullah nâm hâtuna ve ba‘dehû evlâdına ve evlâd-ı evlâd ve evlâdına neslen ba‘de neslin ve fer‘an ba‘de aslin ve evlâdı münkarize oldukdan sonra kız karındaşı kızı mezbûre Zeynî Hâtun ve ba‘dehâ sulehâ ve meşâyihten ve ulemâdan bir kimesneye şart edip ve dokuz yüz seksen dört senesinin Muharremü’l-harâmı’nda vech-i meşrûh üzre vakfiye yazdırıp sicill-i mahfûza kayd ettirmiş idi. Hâlâ evlâdı münkarize olup menzil-i merkūmun süknâsı müvekkilem mezbûre Zeynî Hâtun’a nakletmişken menzil-i mezkûru müvekkilem Zeynî Hâtun’a teslîm etmekde inâd eder suâl olunmasın taleb ederim dedikde gıbbe’s-suâl vâkıf-ı mûmâ-ileyhe menzil-i mezkûrun süknâsın ba‘de inkırâzi’l-evlâd merkūme Zeynî Hâtun’a şart ettiğini mütevellî-i mezkûr inkâr ile cevâb vermeğin târih-i mezkûrede muharrer olan sicillât-ı mahfûzaya nazar olundukda müdde‘î-i mezbûrun da‘vâsına mutâbık mukayyed bulunup mazmûnuna beyyine taleb olmağın udûl-i müslimînden Emir b. Âdil ve Durmuş b. Oruc nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde hâzırân olup fi’l-vâki‘ vâkıf-ı mezkûr, menzil-i mezbûru vakf ettiği zamânda bizim mahzarımızda evvelâ kendi nefs-i nefisine ba‘dehû zevcesi Zeyneb nâm hâtuna ba‘dehû evlâdına ve evlâd-ı evlâdına ve ba‘de’l-inkırâz mezkûre Zeynî Hâtun’a şart eyledi bu husûsa şâhidleriz, şehâdet ederiz deyû edâ-i şehâdet-i şer‘iyye ettiklerinde ba‘de ri‘âyet-i şerâiti’l-kabûl şehâdetleri hayyiz-i kabûlde vâki‘ oldukda mûcebiyle hükm olunup mâ hüve’l-vâki‘ kayd olundu. Li sene elf mine’l-hicreti’n-nebeviyye.
Şuhûdü’l-hâl: Süleyman Küçük el-İmâm, Mustafa b. Abdullah el-Müezzin, Yahya Çelebi b. Mustafa, İsa b. Abdullah, Murad b. Ali ve gayruhüm.
|