|
Galata Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1005 - 1007 / M. 1596 - 1599) cilt: 35, sayfa: 215 Hüküm no: 241 Orijinal metin no: [37b-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Çocuğun yetişkinliğinde vasîsi ve nâzırı ile haklaşıp sulh olduğu
Bundan akdem kasaba-i Kasımpaşa’da Yel Değirmeni mahallesi sâkinlerinden olan hâssa reislerinden fahrü’r-rüesâi’s-sultâniye Mehmed b. Receb nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîfde vâlidesi olan fahrü’l-muhadderât Âişe bt. Abdullah tarafından tasdîk-i âti’z-zikre nehc-i şer‘î üzre fahrü’l-eimme Pîr Mehmed b. Mehmed Çelebi b. Mehmed ve Mustafa b. Hayreddin şehâdetleri ile vekâleti sâbite olup husûs-ı âti’z-zikre nâzır olan Mehmed Reis b. Abdullah mahzarında ikrâr ve takrîr-i merâm kılıp babam mezbûr Receb vefât eyledikde ben sagīr olmağla anam mezbûre Âişe vasiyye-i muhtârım olmağın babamın cümle muhallefâtından benim hisseme elli sekiz bin sekiz yüz kırk sekiz akçe düşüp meblağ-ı merkūmdan on beş bin akçesi mahalle-i mezbûrede vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd menzil olup mâ‘adâsı olan kırk üç bin sekiz yüz kırk sekiz akçesini ve ba‘dehû vefât eden kız karındaşım Emine’ye babamdan kassâm defteri mûcebince intikāl eden on dört bin yirmi üç akçesini vesâyeti hasebiyle anam kabz eyleyip nâzırım olan üvey babam mezbûr Memi Reis’i vekîl eyleyip zikr olunan menzilimi nakid akçem ile ma‘mûr eyleyip mükemmel binâ eyleyip ve bakiyyesini istirbâh ve istiğlâl eyleyip bu âna değin vekâleten ve nezâreten tasarruf eylemiş idi hâlen ben bâliğ olup mezbûrun muhâsebesini taleb eylediğimde mezbûr dahi babamdan ve kız karındaşımdan intikāl eden hisse-i mezbûreyi ba‘de küllî hesâb ve kitâb binâya sarf olunan akçemi ve murâbahaya verdiği nakdiyeyi bi’t-tamâm bana gösterip benim ile haklaşdı mezbûrlarda bi vechin mine’l-vücûh bir akçe ve bir habbe hakkım kalmadı min ba‘d mezbûrlar ile babamın ve kız karındaşımın muhallefâtına müte‘allik da‘vâ ve nizâ‘ım yoktur ba‘de’l-yevm husûs-ı mezbûra müte‘allik taleb ve da‘vâ edersem istimâ‘ olunmaya dedikde mezbûr bi’l-vekâ[le] ve ve’n-nezâre tasdîk ettikden sonra mâ hüve’l-vâki‘ gıbbe’t-taleb sebt olundu. Cerâ zâlike ve hurrire fî evâhiri Cumâdelûlâ sene sitte ve elf. Şuhûd: Hüseyin Çavuş [b.] İshak, Hızır b. Abdullah, Hüseyin b. Ahmed, Mustafa b. Abdullah, Abdülkerim Halîfe, Abdi b. Mehmed el-İmâm, Mehmed [b.] İbrahim, Mehmed [b.] Ahmed, Memi, Hüseyin [b.] Abdullah, İbrahim [b.] Abdullah, Ahmed [b.] Davud, Hasan [b.] Abdullah, Mehmed [b.] Hasan, Mehmed [b.] Veli ve gayruhüm Derkenâr: Mezbûr Memi Reis b. Mehmed’e bakiyyesi ve ribhini cem‘an hesâbdan sonra otuz bin nakid akçe edip bana bi’t-tamâm ve’l-kemâl teslîm eyledi ben dahi kabz ve tesellüm eyledim deyû mezbûr Mehmed’in ikrârı bu üslûb üzre verilmişdir. Sah sah.
|