|
İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767) cilt: 76, sayfa: 415 Hüküm no: 506 Orijinal metin no: [213-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Vefat eden Yorgancı Abdullah’ın varisleri Abdurrahman ve Fatıma’nın, Hüseyin ve İbrahim aleyhindeki yorgancı gediği davasından men olunmaları
Yorgancı gediği
Ma‘rûz,
Mahmiye-i İslambol’da Davudpaşa mahâllesinde sâkin iken bundan akdem fevt olan Yorgancı Abdullah b. Ebubekir b. Abdullah nâm kimesnenin veresesi arzuhâl eden li-ebeveyn karındaşı Abdurrahman ve mu‘arrefetü’z-zât Sulbiye kızı Fâtıma Çarşamba günü arz odasında huzûr-ı âlîde ma‘kūd meclis-i şer‘-i enverde arzuhâlde mezkûr Hüseyin b. Mehmed ve İbrahim b. Veyis mahzarlarında mezbûrân Hüseyin ve İbrahim mûrisimiz müteveffâ-yı mezbûr Abdullah’ın şerîkleri olmağla dükkânında ve odasında mevcûd gedik ta‘bîr olunur bin beşyüz guruş kıymetli yorgancı âlâtı bize mevrûs olmuş iken bi-gayrı hakkın vaz‘-ı yed etmeleriyle hisse-i ma‘lûmemizi taleb ederiz deyü da‘vâ ve mezbûrân cevâblarında müteveffâ-yı mezbûr Abdullah yetmiş sekiz senesi Zilka‘desi’nin yirmi sekizinci günü hayâtında kendi menzilinde âlât-ı mezkûreyi bize iştirâken bin beş yüz guruşa bey‘ ve teslîm ve semeni olan bin beş yüz guruş mutâlebesinden zimmetimizi ibrâ etdikde biz dahi iştirâ ve kabûl ve tesellüm ve hattâ işbu müdde‘iyân-ı mezbûrân bin yüz yetmiş dokuz Muharremi’nin sekizinci günü kassâm-ı askerî huzûrunda âlât-ı mezkûreyi bizden da‘vâ biz dahi bey‘-i mezkûru şuhûd-ı udûl ile muvâcehelerinde isbât ve şer‘an mu‘ârazadan men‘ olunmuşlar idi deyü takrîrlerine mutâbık mümzât ve mahtûm bir kıt‘a hüccet-i şer‘iyye ibrâzıyla ba‘de’d-def‘ mezbûrân cevâblarında kassâm huzûrunda husûs-ı mezkûr için murâfa‘a oldukların ikrâr lâkin da‘vâmız faysal bulmadın hüccet-i mezkûre gıyâbımızda olmuş idi deyü mazmûnunu inkâr etmeleriyle mezbûrân Hüseyin ve İbrahim def‘-i meşrûhlarına Yenikapı’da Karabaş mahâllesinde sâkin Yorgancı el-Hâc Yakub b. Mehmed nâm kimesneyi ikāme ol dahi edâ-yı şehâdet edip ve sâir ikāme eyledikleri yedi ve sekiz nefer kimesnelerden kimi semen-i müsemmâyı ve kimi bâyi‘-i mezkûrun eb ve ceddini beyan ve zikr edememeleriyle şehâdetleri makbûle olmayıp tezvîr fehm olunmağla Receb-i şerîf’in on birinci gününden beri taharrî olunup da‘vâlarına faysal verilmemişdi. İşbu Şevvâl-i şerîfin on beşinci günü Dîvân-ı âlîde tekrâr murâfa‘alarında mezbûrân Altımermer’de es-Seyyid Ömer mahâllesinde sâkin Mehmed b. Veyis nâm kimesneyi ikāme ol dahi edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye edip lâkin şâhid-i merkūm için İbrahim’in karındaşıdır deyü ta‘n etmekle fetvâya havâle olundukda bi’l-istiftâ “Zeyd’in müdde‘âsına li-ebeveyn karındaşı Amr’ın şehâdeti makbûle olur” deyü fetvâ-yı şerîfe ibrâz etmeğin şâhidân-ı mezbûrân mahâllerinde tezkiye için kıbel-i şer‘-i şerîfden tezkiye nâibimiz dâ‘îleri irsâl, ol dahi evvelâ Karabaş mahâllesine varıp mezbûr el-Hâc Yakub’u tezkiye etdikde mahâlle-i mezbûre İmamı Abdullah Efendi ve Müezzini Molla Hüseyin ve el-Hâc Ahmed ve Ali Çelebi ve el-Hâc İbrahim ve Hüseyin Bey ve Molla Nureddin ve İbrahim ve Derviş Abdullah ve Hasan ve Mütevellîzâde Ali Ağa ve eş-Şeyh İsmail ve el-Hâc Mustafa ve Nişâncı Abdülfettah nâm kimesneler udûlden olduğunu ihbâr ve sâniyen es-Seyyid Ömer mahâllesine varıp mezbûr Mehmed’i tezkiye etdikde İmam Mehmed Efendi ve es-Seyyid Halil Efendi ve Attâr Mustafa ve Mehmed Çavuş ve Ahmed Odabaşı ve Kasab Feyzullah ve Attâr Ali ve Kemhacı Hasan ve Attâr Mehmed ve Hasan Odabaşı ve Berber Abdullah ve Berber es-Seyyid İsmail ve Sa‘lebî Derviş Mustafa ve Molla İsmail ve es-Seyyid Mehmed ve es-Seyyid İbrahim ve Bekçi Mehmed otuz nefer Müslimîn udûlden olduğunu ihbâr etmeleriyle ber-mûceb-i fetvâ-yı şerîfe şehâdetleri makbûle olmağın husûs-ı mezkûr için müdde‘ân-ı mezbûrân Abdurrahman ve Fâtıma kemâ-fi’l-evvel mu‘ârazadan men‘ iktizâ eylediği huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.
Fî 24 min-Şevvâl sene 1179.
|