.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767)
cilt: 76, sayfa: 433
Hüküm no: 527
Orijinal metin no: [223-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Vefat eden Yeniçeri Kalemi Başhalifesi Mustafa’nın oğlu Abdurrahman’ın Mehmed Ağa’dan alacak iddiası

Kasablar Kethüdâsından olunan da‘vâ cerîdeden derkenâr

Ma‘rûz,

Yenibahçe kurbünde Karabaş mahâllesinde sâkin iken altmış dört senesinde vefât eden Yeniçeri Kalemi Başhalîfesi Mustafa Efendi b. Ahmed’in verese-i münhasırasından sulbî kebîr oğlu arzuhâl eden Abdurrahman Çarşamba günü arz odasında huzûr-ı âlîde ma‘kūd meclis-i şer‘-i münîrde kasablar kethüdâsı olup arzuhâlde ismi zikr olunan Mehmed Ağa b. Osman mahzarında babam müteveffâ-yı mezbûrun terekesinden benim hisseme isâbet eden yedi bin beşyüzelli guruş ma‘lûmü’l-esâmi kimesnelerin zimmetlerinde olmağla hâl-i suğrumda vasîm olan anam işbu hâzırate bi’l-meclis Âlîşah meblağ-ı mezkûru zimem-i merkūmeden kabza mezbûr Mehmed Ağa’yı tevkîl, ol dahi meblağ-ı mezkûrdan üç bin yüz beş guruş kabz ve istihlâk edip hattâ yedimde olan temessük mantûkunca işbu yetmiş dokuz senesi Rebî‘ülevveli’nin gurresinde Odalarbaşı’nda dükkânında vech-i meşrûh üzere ikrâr ve işhâd dahi etmiş idi. Hâlâ makbûz-ı müstehlek-i mezkûr üç bin yüz beş guruşu taleb ederim deyü da‘vâ ve mezbûr Mehmed Ağa cevâbında vekâlet-i mezkûresi üzerine zimem-i mezkûreden iki bin yedi yüz otuz üç guruş kabzını ikrâr lâkin vasiyy-i mezbûrun emriyle iki bin dokuz yüz on beş guruşu müdde‘î-i mezbûrun kadr-ı ma‘rûf havâyicine sarf etmemle işbu yedimde olan temessük mantûkunca yetmiş yedi senesi Şa‘bân-ı şerîfinin on beşinci günü kendi menzilimde müdde‘î-i mezbûr bâliğ ve reşîd olduğu hâlde hesâb görüp masârıf-ı mezkûreyi ikrâr ve mücîz olmağla meblağ-ı mezkûrdan ihrâç edip masârıfdan fazla yüz seksen iki guruş bana deyni kaldığını ikrâr ve husûs-ı mezkûra müte‘allıka âmme-i da‘vâdan benim zimmetimi ibrâ etdikde ben dahi ibrâsını kabûl ve tasdîk etmiş idim deyü ba‘de’d-def‘ ve’l-inkâr bu sûretde müdde‘î-i mezbûrun muahhar târîhiyle ikrâr da‘vâsı şer‘an mesmû‘a olmamağla mezbûr Mehmed Ağa’dan def‘-i meşrûhuna isre talebi’l-beyyine ikāme eylediği Yedikule kurbünde Hacce Kadın mahâllesinde sâkin Yazıcı Mehmed b. Ahmed ve es-Seyyid Abdülkadir b. Hüseyin müdde‘î-i mezbûr Abdurrahman bâliğ ve reşîd olduğu hâlde yetmiş yedi senesi Şa‘bânı’nın on beşinci günü işbu mezbûr Mehmed Ağa ile menzilinde hesâb görüp umûruna sarf eylediği iki bin dokuz yüz beş guruşu ikrâr ve mücîz ve makbûzu olan iki bin yedi yüz otuz üç guruşdan fürû-nihâde edip bâkī yüz seksen iki guruş zimmetinde mezbûr Mehmed Ağa’ya deyni kaldığını ikrâr ve husûs-ı mezkûra müte‘allıka âmme-i da‘vâdan mezbûr Mehmed Ağa’nın zimmetini ibrâ etdikde ol dahi ibrâsını kabûl ve tasdîk ve bizi işhâd eyledi deyü edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye etmeleriyle tezkiye için tezkiye nâibimiz dâ‘îleri irsâl, ol dahi şâhidân-ı mezbûrânın sâkin oldukları mahâlle-i mezbûreye varıp isimlerini zabt eylediği Müslimînden tezkiye ve udûlden olduklarını ihbârlarını inhâ, lâkin mezbûr es-Seyyid Abdülkadir bundan akdem husûs-ı merkūm için mezbûr Mehmed Ağa tarafından vekîl olup lede’l-murâfa‘a müdde‘î-i mezbûr ile husûmet eylediği ihbâr ve cerh olunmağla mezbûr Mehmed Ağa şâhid-i âhar ikāmetine havâle olunduğu cerîdede mazbût ve mastûrdur. Emr ü fermân hazret-i veliyyü’l-emrindir.

Fî 7 min-Zilka‘de sene 1179.