.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 33 Numaralı Sicil (H. 1183-1185 / M. 1769-1770)
cilt: 77, sayfa: 53
Hüküm no: 10
Orijinal metin no: [3a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ölen Divriğili Sarrâf Çolak Tomas’ın mirası hususunda vârislerin birbirlerinin zimmetlerini ibrâ ettikleri

Vilâyet-i Anadolu’da Divriğ kazâsına tâbi Kesme nâm karye ahâlîsinden olup mahmiye-i İslambol’da Sultân Mehmed Han Câmi‘-i şerîfi civârında Büyükkaraman’da Yeşildirekli demekle ma‘rûf dükkânda sarrâf iken bundan akdem hâlik olan Çolak Tomas v. Barsam nâm zimmînin verâseti karye-i mezbûrede mütemekkineler sulbiye kebîre kızları Manik ve Marta nâm Nasraniyeler ile mahmiye-i mezbûrede Çukurçeşme kurbünde vâki‘ fırında mütemekkin li-ebeveyn er karındaşı oğlu Ariton v. İsador nâm zimmîye münhasıra olup mersûme Marta Nasrâniye dahi hâlike olup verâseti zevci İsayi v. Paris nâm zimmî ile sadrî oğlu Tomas nâm zimmîye münhasıra olup ba‘dehû mersûme Manik Nasrâniye dahi hâlike olup verâseti zevci diğer Ariton v. Agop nâm zimmî ile sadrî oğulları İsador ve Avanis nâm zimmîlere münhasıra ve tashîh-i mes’eleleri bi-tarîkı ihtisârı’l-münâsahati’ş-şer‘iye yirmi dört sehim i‘tibârıyla ikişer sehmi mezbûrân İsayi ve diğer Ariton zimmîlerden her birine ve altı sehmi mersûm Tomas zimmîye ve üçer sehmi mersûmân İsador ve Avanis zimmîlerden herbirine ve sekiz sehmi mersûm Ariton zimmîye isâbeti tahakkukundan sonra mersûm Tomas kendi nefsinden asîl ve babası mersûm İsayi zimmî tarafından husûs-ı âti’l-beyânda sâbitü’l-vekâle vekîli olmakla vekâleten ve mersûm İsador zimmî dahi kezâlik kendi nefsinden asîl ve babası ve karındaşı mersûmân Ariton ve Avanis zimmîler taraflarından sâbitü’l-vekâle vekîlleri olmakla vekâleten meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde işbu bâ‘isü’r-rakīm mersûm Ariton zimmî muvâcehesinde herbiri bi’l-asâle ve bi’l-vekâle ikrâr ve takrîr-i kelâm edip ceddimiz hâlik-i evvel-i mesfûr Çolak Tomas zimmî bin yüz elli dört senesi hilâlinde hâlik oldukda bizim mûrislerimizi analarımız mersûmetân mesâfe-i sefer-i ba‘îd [ve] diyâr-ı âhar olan karye-i mezbûrede bulunup ve mersûm Ariton şerîki ve ammi oğlu olmakla münâsafeten yedlerinde mâlları olan sâlifü’z-zikr sarrâf dükkânında mevzû‘ sermâye ile gediğini mersûm Ariton zabta ve üç bin guruş semen-i makbûza âhara bey‘ ve teslîm eylediğinden mâ‘adâ mârrü’z-zikr Çukurçeşme kurbünde vâki‘ kezâlik münâsafeten yedlerinde malları ve mülkleri olan ekmekçi fırınında mevzû‘ yüz seksen bin akçe sermâye ile fırın-ı mezkûra merbût ittisâlinde vâki‘ beş horoslu ve hâlâ altı horoslu değirmende ve fırın-ı mezkûr karşısında vâki‘ iki horoslu ve hâlâ üç horoslu uncu değirmeninde mevcûd yirmi sekiz re’s bargirler ve bi’l-cümle sâir âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmeyi dahi târih-i mezkûrdan beri mersûm Ariton zimmî müstakillen zabt u tasarruf etmekle zikrolunan sermâye ve gediği bey‘ine dahi bizler mücîzeler olduğumuza binâen bizler bundan akdem husûs-ı mezkûrları mersûm Ariton zimmîden asâleten ve vekâleten da‘vâ ve müdde‘âmızı vech-i şer‘î üzere isbât ve teslîm ve edâsıyla mersûm Ariton zimmî ilzâm olunup kıbel-i şer‘den yedimize bir kıt‘a ilâm-ı şer‘î i‘tâ olundukdan sonra mersûm Ariton zimmî sâlifü’z-zikr ekmekçi fırını ve değirmen derûnlarında mevcûd sermaye ve bargirlerin sülüsleri olan dokuz buçuk bargirler ile âlât-ı lâzımeyi ve semen nâmıyla makbûzu olan meblağ-ı mezkûr üç bin guruşun sülüsü olan bin guruşu bize teslîm edip biz dahi bi’l-asâle ve bi’l-vekâle kabz ve tesellüm etmişidik. Lâkin ceddimiz hâlik-i evvel-i mesfûrun helâkinden târih-i kitâba gelince yirmi dokuz senede beş bin iki yüz yirmi iki guruş ücret-i bargir ile iki değirmende baki kalan iki horosa isâbet eden sekiz re’s bargirden dahi hissemizi ve ceddimiz hâlik-i evvel-i mesfûrun Receb Paşa zimmetinde deyn-i şer‘îden yedi bin beş yüz guruş alacağı olup mersûm Ariton zimmî ber-vech-i muharrer şerîki olmakla üç bin guruş bedel mukābelesinde mûmâ-ileyh Receb Paşa ile sulh ve kabz-ı bedel etmekle bedel-i sulh-ı mezkûr dahi mersûm Ariton zimmîden bu esnâda taleb [3b] ve da‘vâ eylediğimizde beynimizde münâza‘ât-ı kesîre ve muhâsamât-ı ekîde cereyân etmişidi el-hâletü hâzihî beynimize muslihûn tavassut edip da‘vâ-yı mezkûremizden bizi mersûm Ariton zimmî ile zikrolunan değirmenlerden makbûzumuz olan dokuz buçuk re’s bargir ve âlât-ı lâzımeden mâ‘adâ iki buçuk re’s bargir ve âlât-ı lâzımeleri üzerlerine sulh eylediklerinde herbirimiz bi’l-asâle ve bi’l-vekâle sulh-ı mezkûru kabûl ve bedel-i sulh-ı mezkûr sâlifü’z-zikr iki buçuk re’s bargirler ve âlât-ı lâzımeyi mezbûr Ariton zimmî lâyıkı üzere bize def‘ ü teslîm biz dahi asâleten ve vekâleten yedinden bi’t-tamam ahz u kabz eylediğimizden sonra beynimizde ma‘lûm karye-i mezbûrede vâki‘ emlâk ve arâzi ile sâlifü’z-zikr ekmekçi fırını ve değirmenler derûnlarında mevcûde makbûzumuz olup mülkümüz olan on iki re’s bargirler ve âlât-ı lâzımeden mâ‘adâ târih-i kitâba gelince beynimizde cereyân eden cemî‘ ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâya ve yedi haftalık matlûbumuz olan fâideye ve bi’l-cümle sâir hukūk-ı şer‘iyeye müte‘allika âmme-i de‘âvî ve kâffe-i mutâlebâtdan biz asâleten ve vekâleten mezbûr Ariton zimmînin zimmetini ol dahi kezâlik bizim ve müvekkillerimiz mezbûrûndan herbirimizin zimmetlerimizi ibrâ-i âmm-ı kātı‘u’n-nizâ‘la ibrâ ve ıskāt ve herbirimiz asâleten ve vekâleten âharın ibrâsını kabûl eyledik min-ba‘d biribirimiz ile asla ve kat‘a da‘vâ ve nizâ‘ımız kalmamışdır dediklerinde mersûm Ariton zimmî dahi mukırrân-ı mezbûrân Tomas ve İsador zimmîleri kelimât-ı meşrûhalarında vicâhen ve şifâhen tahkīk ve tasdîk etmeğin mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu

Fî 17 Zilhicceti’ş-şerîfe sene 1183.

Şuhûdü’l-hâl: Ekmekçiler Kethudâsı Ali Ağa, Kanlıfırın Ustası Ahmed Ağa,Ketânzâde? el-Hâc Mustafa, es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir, el-Hâc Mahmud, Yiğitbaşı Molla Osman, Salıcı Molla Osman, Fındıklı Mehmed Ağa, Sofular [Ustası] Molla Mustafa, Papaoğlu Bogos, Simkeşhâne Ustası Altun, Babaali Ustası Markos, Uncu Usta Vartan, Kumkapı Ustası Mikayil, Papuçcu Nazaret v. Ariton.