|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 127 Numaralı Sicil (H. 1090-1091 / M. 1679-1680) cilt: 55, sayfa: 385 Hüküm no: 364 Orijinal metin no: [80a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ahmed Ağa’nın vefat eden Mustafa Ağa b. Abdullah’taki alacağının merhumun terekesinden verilmesi
Mahmiye-i İstanbul’da Şehremîni Çarşısı kurbünde sâkin sâbıkā Yanya mütesellimi olan işbu bâ‘isü’l-kitâb Ahmed Ağa b. (...) nâm kimesne tarafından husûs-ı âti’l-beyâna vekîl olduğu Abdülaziz [b.] Fazlı ve Cafer b. Abdullah nâm kimesne[ler] şehâdetleri ile şer‘an sâbit olan İsmail Bey b. İbrahim nâm kimesne meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde bundan akdem medîne-i Edirne’de vâki‘ Eski Saray ağası oldukdan sonra mahmiye-i mezbûrede Ali Paşa-yı Atîk Mahallesi’nde sâkin iken vefât eden el-Hâc Mustafa Ağa b. Abdullah’ın tesbîl ...? için mevkūfe nukūduna ve utekāsına ma‘rûf menziline ve zimem-i nâsda olan hukūkunu ahz ü kabza ve vesâyâsını tenfîze hayatında müteveffâ ve vech-i [vasîyy-i] muhtâr nasb ve ihtiyâr eylediği mahalle-i mezbûre sükkânından Ali Ağa b. Mehmed mahzarında bi’l-vekâle üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müvekkilim mezbûr Ahmed Ağa’nın zevcesi gāibe ani’l-meclis Âişe bt. Mehmed nâm hatunun müteveffâ-yı mezbûr Mustafa Ağa’ya iki bin beş yüz kıt‘a esedî guruş deyni olmağla meblağ-ı mezbûra mezbûr Ahmed Ağa emir ve kabûlü hâviye kefâlet ile kefîl olduğundan sonra mezbûr Ahmed Ağa bin seksen yedi senesinde Yanya mütesellimi olmağla Yanya kurbünde vâki‘ Sayade iskelesi mukāta‘asını alıvermek için mezbûr Mustafa Ağa Edirne’de iken bölükbaşı Kara Osman dâmadı İbrahim Bey b. Mehmed yediyle târih-i mezbûrda bir def‘a bin esedî guruş olmak üzre dört yüz yaldız altınını mezbûr Mustafa Ağa’ya irsâl ve teslîm eylediğinde ol dahi meblağ-ı mezbûr[u] mezbûr Ahmed Ağa zimmetinde cihet-i kefâletden hakkım olan meblağ-ı mezbûr iki bin beş yüz esedî guruşun bin guruşu için ahz ü kabz edip mezbûr Mustafa Ağa mahmiye-i İstanbul’a geldiğinden sonra yine târih-i mezbûrede merkūm İbrahim Bey yediyle üç yüz yaldız altınını mahmiye-i İstanbul’a merkūm Mustafa Ağa’ya irsâl ve teslîm mezbûr Mustafa Ağa dahi mukāta‘a-i mezbûreyi alıvermek [için] mezbûr İbrahim’den ahz ü kabz etmekle hatta mezbûr Mustafa Ağa hayatında mahmiye-i İstanbul’da sâkin olduğu menzilinde huzûr-ı Müslimînde merkūm İbrahim yediyle mezbûr Ahmed Ağa bir def‘a medîne-i Edirne’de bana irsâl ve teslîm eylediği bin guruş olmak üzre dört yüz yaldız altınını ber-vech-i muharrer kefâlet-i mezbûreden mezbûr Ahmed Ağa zimmetinde olan iki bin beş yüz esedî guruşun bin guruşu için ahz ü kabz eylediğini ve bir def‘a dahi mahmiye-i İstanbul’da yine mezbûr İbrahim yediyle irsâl eylediği üç yüz altınını dahi mukāta‘a-i mezbûreyi alıvermek için ahz ü kabz eylediğini ikrâr ve işhâd dahi edip mukāta‘a-i mezbûreyi alıvermeksizin vefât edip merkūm bakiyye-i deynde kefâleti olan bin beş yüz guruşunu asîl-i merkūm Âişe Hatun’dan ahz ü istifâ etmekle deynden fazla olup meblağ-ı mezbûr üç yüz altın yedinde kaldığı hâlde vefât etmekile hâlâ vech-i [vasîyy-i] mezbûra suâl olunup meblağ-ı mezbûru tereke-i mezbûrdan bana edâ ve teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl ve akībe’l-inkâr vekîl-i mezbûrdan müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i Müslimînden olup mahmiye-i mezbûrede Müneccim Sadi Mahallesi sükkânından ( ) nâm kimesneler li-ecl-i şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-hakīka müteveffâ-yı mezbûr Mustafa Ağa hayatında zikrolunan Ali Paşa-yı Atîk Mahallesi’nde sâkin olduğu menzilinde târih-i mezbûrda mezbûr Ahmed Ağa Yanya’dan merkūm İbrahim yediyle irsâl eylediği Sayade mukāta‘asını alıvermek için ben Edirne’de iken bir def‘a bin esedî guruş olmak üzre dört yüz yaldız altınını mezbûr Ahmed Ağa zimmetinde cihet-i kefâletden hakkı olan meblağ-ı mezbûr iki bin beş yüz guruşun bin guruşu için ahz ü kabz edip ve bir def‘a dahi mahmiye-i İstanbul’a geldiğimde yine mezbûr İbrahim yediyle irsâl eylediği üç yüz altınını dahi mukāta‘a-i mezbûreyi mezbûr Ahmed Ağa’ya alıvermek için merkūm İbrahim yedinden ahz ü kabz eyledim hâlâ meblağ-ı mezbûr üç yüz yaldız altını yedimdedir deyü bizim huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd edip yedinde kaldığı hâlde vefât eyledi biz bu husûsa bu vech üzre şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye etdiklerinde şâhidân-ı mezbûrânı ta‘dîl ve tezkiye için savb-ı şer‘den irsâl olunan ( ) Efendi zikrolunan Müneccim Sadi Mahallesi’ne varıp ahâlîsinden ( ) nâm kimesnelerden istihbâr eyledikde her biri adl ve makbûlü’ş-şehâdedir deyü haber verdiklerini tahrîr ve ma‘an irsâl olunan ( ) ile meclis-i şer‘a gelip inhâ ve takrîr etmeğin emr-i ta‘dîl ve tezkiye tamam olup şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mezbûr Ahmed Ağa bâ-fermân-ı âlî ile hâlâ mahmiye-i mezbûrede Mi‘mâr Ayas Mahallesi’nde sâkin zümre-i sipâhinin başçavuşları olan fahrü’l-akrân Hasan Çavuş menzilinde mahbûs olup meclis-i şer‘a huzûru müte‘azzir olmağın tahlîf için savb-ı şer‘den irsâl olunan ( ) Efendi mezbûr Hasan Ağa’nın menziline varıp ber-vech-i muharrer müteveffâ-yı mezbûr Mustafa Ağa’ya zikrolunan mukāta‘ayı alıvermek için mezbûr İbrahim yediyle mahmiye-i İstanbul’a irsâl eylediği mezbûr Mustafa Ağa’nın kabzını i‘tirâf eylediği üç yüz yaldız altınını mezbûr Mustafa Ağa hayatında küllen ve ba‘zan ahz ü istifâ ya hîbe ya âhara havâle ya tarîk-ı şer‘iyeden bir tarîk ile zimmetini ibrâ etmediğine yemîn teklîf eylediğinde ol dahi alâ-vefki’l-mesûl yemîn billâhi’l-aliyyü’l-a‘lâ ettiğini mahâllinde tahrîr ba‘dehû ma‘an irsâl olunan ( ) ile meclis-i şer‘a gelip alâ-vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mûcebince vakıflarından mâ‘adâ zimem-i nâsda olan merkūm Mustafa Ağa’nın hukūklarından tahsîl edip vekîl-i mezbûra teslîme ba‘de’l-hükm ve’t-tenbîh birle mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’l-işrîn min-şehri Rebî‘i’l-âhir li-sene ihdâ ve tis‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Musa Efendi Rûznâmçe, Çukadâr İbrahim Beşe b. Cum‘a, el-Hâc Mustafa b. ( ), Mehmed Çelebi b. Haydar, Ahmed Çelebi b. Piyale.
|