.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 161 Numaralı Sicil (H.1115-1116 / M. 1704)
cilt: 59, sayfa: 228
Hüküm no: 176
Orijinal metin no: [50a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Vefat Eden Hasan’ın varisleri Ahmed ve Mehmed Çelebi’nin Kâtibe Hatun aleyhindeki eşya davalarının reddedilmesi

Mahmiye-i İstanbul’da Kalenderhâne mahâllesinde sâkin iken bundan [akdem] vefât eden el-Hâc Hasan b. Mahmud b. Derviş nâm kimesnenin verâseti zevce-i metrûkesi Kâtibe bt. Abdullah bt. Abdullah nâm hatuna ve sulbiye kebîre kızı Rabia’ya ve li-ebeveyn er kadındaşı Ahmed Çelebi ve Mehmed Çelebi ibney el-Hâc Bekir’e münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve mütebeyyin oldukdan sonra mezbûrân Ahmed Çelebi ve Mehmed Çelebi mahmiye-i mezbûrede meclis-i şer‘-i hatîrde zikri âtî eşyâya vâzı‘atü’l-yed olan zâtı ta‘rîf-i şer‘î ile mu‘arrefe olan müteveffâ-yı mezbûrun zevcesi işbu bâ‘isetü’l-vesîka mezbûre Kâtibe Hatun mahzarında her biri üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip mûrisimiz müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Hasan’ın muhallefâtından olup zevcesi mezbûre Kâtibe ile sâkin oldukları menzil içinde mevcûd on yasdık ve dört minder ve sekiz yorgan ve üç döşek ve on sahan ve beş tencere ve üç velence ve iki kebe? ve beynimizde ma‘lûm sâir esâs-ı beyt ve evân-ı nühâsiye ve gayr-ı nühâsiyeden bi’l-irsi’ş-şer‘î sâir veresesiyle bize isâbet ve intikāl eden eşyâ-yı mîrâsa idhâl murâd eylediğimizde mezbûre Kâtibe ta‘allüm edip müstakilleten mülkü olmak üzere eşyâ-yı mezbûrenin mecmû‘una vaz‘-ı yed ve zabt ve tasarruf eder. Hâlâ mezbûre Kâtibe’ye suâl olunup eşyâ-yı mezbûreden hissemize isâbet eden mikdârdan kasr-ı yed ve bize teslîm etmek üzere tenbîh olunmak matlûbumuzdur dediklerinde gıbbe’s-suâl mezbûre Kâtibe Hatun cevâbında zevcim müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Hasan hayâtında ve kemâl-i akl ü sıhhatinde cemî‘ tasarrufât-ı şer‘iyyesi câize ve teberru‘ât-ı mer‘iyesi nâfize olduğu hâlde vefâtından sekiz ay mukaddem üzerimde lâbis olduğum köhne libâsımdan mâ‘adâ bir nesnem olmayıp zevcem mezbûre Kâtibe ile ma‘an sâkin olduğumuz menzil-i mezbûr içinde mevcûd olan cemî‘ esâs-ı beyt ve evân-ı nühâsiye ve gayr-ı nühâsiye ve sâir ismi mâl ıtlâk olunur cemî‘ eşyâda kat‘â alâkam olmayıp cümlesi benim için zevcem Kâtibe Hatun’un mülk ve hakkıdır deyü şuhûd mahzarında nefy-i mülk etdim cümlesi benim olduğunu ikrâr etmekle ona binâen vaz‘-ı yed ve zabt ve tasarruf ederim deyü bin on beş senesi Şa‘bâni’l-mu‘azzamı’nın ikinci günü târîhiyle müverrah ve mahmiye-i mezbûrede Bâb Mahkemesinde nâibü’ş-şer‘ olan Mehmed Efendi imzâsıyla mümzât ve hatemiyle mahtûme min-külli’l-vücûh takrîr-i meşrûhuna mutâbık bir kıt‘a nefy-i mülk hücceti ibrâz ve müdde‘iyân-ı mezbûrânı def‘le mukābele edicek gıbbe’l-istintâk ve’l-inkâr mezbûre Kâtibe Hatun’dan def‘-i mezbûruna beyyine taleb olundukda udûl-i Müslimînden ve nefy-i mülk hücceti zeylinde isimleri mastûr olan şuhûddan olup mahmiye-i mezbûrede Mi‘mâr Ayas mahâllesinden Hammâmî Ahmed Ağa b. Osman ve Çinili mahâllesinde sâkin İbrahim Çelebi b. Ahmed nâm kimesne li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘e hâzirûn olup istişhâd olunduklarında fi’l-hakīka müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Hasan b. Mahmud b. Derviş hayâtında ve kemâl-i akl ü sıhhatinde cemî‘ tasarrufât-ı şer‘iyye câize ve teberru‘ât-ı mer‘iyesi nâfize olduğu hâlde vefâtından sekiz ay mukaddem zikr olunan Kalenderhâne mahâllesinde zevce[si] işbu mezbûre Kâtibe ile ma‘an sâkin olduğu menzil içinde mevcûd [ve] mevcûde üzerimde lâbis olduğum köhne libâsımdan mâ‘adâ esâs-ı beyt ve evân-ı nühâsiye ve gayr-ı nühâsiye ve sâir ismi mâl ıtlâk olunur eşyâda kat‘â alâka ve medhalim yokdur, cümlesi zevcem Kâtibe Hatun’un mülk ve hakkıdır deyü bizim huzûrumuzda ikrâr ve nefy-i mülk edip bin yüz on beş senesi Şa‘bâni’l-mu‘azzam’ının ikinci gününde mahmiye-i mezbûrede Bâb mahkemesinde nâibü’ş-şer‘ olan Mehmed Efendi imzâsıyla mümzât ve hatemiyle mahtûme bir kıt‘a nefy-i mülk hücceti dahi verdi biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebince müdde‘iyân-ı mezbûrân bî-vech mu‘ârazadan men‘ olunup mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâdis min-şehri Rebî‘i’l-evvel li-sene sitte aşere ve mi’e ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: İsmail Efendi el-kâtib, Ömer Efendi el-kâtib, Veli Efendi el-kādı, Emin Mehmed Efendi el-kâtib, Mustafa Efendi el-kâtib, el-Hâc Yusuf b. Osman.