|
İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767) cilt: 76, sayfa: 450 Hüküm no: 557 Orijinal metin no: [233-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Vefat eden Ali’nin varislerinin, Abdullah b. Mehmed aleyhindeki değirmen gediği davasında anlaşma sağlanması
260 [guruş] değirmen gediğine müte‘allıka âmme-i da‘vâdan ibrâ
Ma‘rûz,
Rumeli’de Ohri kazâsına tâbi‘ Mata nâm karye ahâlîsinden olup mahmiye-i Galata’da vâki‘ Esiroğlu nâm kimesnenin değirmeninde uncu iken on üç sene mukaddem vefât eden Ali b. Hasan b. Ali’nin verâseti zevce-i menkûhası olup karye-i mezbûrede sâkine Fâtıma bt. Mustafa b. Abdullah ile sulbî kebîr oğlu arzuhâl eden Ahmed ve diğer kebîr oğlu Hasan’a münhasıra ve terekesinin on altı sehmden iki sehmi zevcesi mezbûreye ve yedişer sehmi oğulları mezbûrândan her birine isâbeti tahakkukundan sonra kendi tarafından asıl ve anası mezbûre Fâtıma ile karındaşı mezbûr Hasan tarafından ber-vech-i âtî da‘vâ ve sulh ve ibrâya vekîl olduğu mezbûrenin zâtını ârifân Mustafa b. Mehmed ve Süleyman b. Mustafa nâm kimesneler ile sâbit olan mezbûr Ahmed meclis-i şer‘-i hatîrde zikr olunan değirmenin âlâtına vâzı‘ü’l-yed olan derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism el-Hâc Abdullah b. Mehmed mahzarında değirmen-i mezkûrda mevcûd gedik ta‘bîr olunur seksen guruş kıymetli sekiz bargir ve iki taş ve elek üç hisse i‘tibârıyla iki hissesi babamın karındaşları Mehmed ve Hüseyin’in ve bir hissesi babam mezbûr Ali’nin mülkü ve ba‘de-vefâtihî tashîh-i mezkûr üzere bana ve müvekkillerim mezbûrâna intikāl etmiş iken mezbûr el-Hâc Abdullah bi-gayrı hakkın vaz‘-ı yed eder deyü da‘vâ ve mezbûr el-Hâc Abdullah cevâbında müdde‘î-i mezbûrun mûrisi müteveffâ-yı mezbûr Ali’nin şerîkleri olan karındaşları mezbûrân Mehmed ve Hüseyin’in bin sekiz yüz guruş deynleri olmağla mezbûr Ali fevt oldukda edâ-yı deyni için şerîkleri mezbûrân müteveffâ-yı mezbûrun hissesiyle ma‘an müdde‘î-i mezbûr hâzır olduğu hâlde bana bin yüz elli guruş semen-i makbûza bey‘ ve teslîm ve edâ-yı deyn etmeleriyle bi-hakkın vaz‘-ı yed ederim deyü ba‘de’d-da‘vâ ve’l-inkâr ve’l-münâza‘a müdde‘î-i mezbûr bâ-vesâtet-i Müslimîn mezbûr el-Hâc Abdullah ile iki yüz altmış guruş bedel üzerine sulh olup ve iki yüz altmış guruşu bi-kadri’l-hısasi’l-merkūme asâleten ve vekâleten ahz u kabz edip zikr olunan değirmen gediğine müte‘allıka âmme-i de‘âvî ve kâffe-i mutâlebât ve eymân ve muhâsamâtdan mezbûr el-Hâc Abdullah’ın zimmetini asâleten ve vekâleten ibrâ ve iskāt eyledikde, ol dahi ibrâyı kabûl ve kat‘-ı münâza‘a eyledikleri tescîl-i şer‘î olunup mübâşiri iltimâsıyla huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.
Fî 13 min-Şa‘bân sene [11]79.
|