.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 25 Numaralı Sicil (H. 1179-1180 / M. 1765-1767)
cilt: 76, sayfa: 501
Hüküm no: 632
Orijinal metin no: [263-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Kasımpaşa’da ikamet eden Şumnulu Mustafa ile eşi Safiye’nin, çıkardıkları hadiseler sebebiyle tecziyeleri (salb)

Kasımpaşalı karının i‘lâmı,

Mezbûre avradı Kasımpaşa’da salb etdiler

Ma‘rûz,

Çarşamba günü dîvân-ı âlîden bu dâ‘îlerine havâle buyrulan Kasımpaşalı Safiye bt. Mehmed’in husûsu mezbûre Safiye fi’l-asl Şumnulu olup Kasımpaşa’da Kādı Mehmed Efendi mahâllesinde zevci Mustafa b. Yahya ile on seneden beri menzil iştirâ ve sâkinler olup lâkin mahâllesi ahâlîleri yedlerinde olan beş kıt‘a i‘lâmlar mantûklarınca mezbûre Safiye yetmiş üç senesi Cemâziyelâhiresi’nin yedinci günü Hüseyin nâm kimesnenin sopa ile başını yardığı sâbit ve ba‘dehû şehr-i mezkûrun on altıncı günü mahâllesi ahâlîsi mezbûre Safiye ile zevci mezbûr Mustafa için komşusuyla dâimâ nizâ‘ ve cidâl etmeleriyle müteezzî olduklarını meclis-i şer‘-i şerîfe inhâ ve mahâlleden ihrâçlarını iltimâs, onlar dahi âhar mahâlle çıkmağa ta‘ahhüd edip ba‘dehû yetmiş yedi senesi Rebi‘ülâhiri’nin on altıncı günü yine ahâlî-i mahâllesi mezbûrân için mahâllemizden ihrâc olunmuşlar iken bir takrîb ile menzillerine nakl ve kemâ-fi’l-evvel komşularıyla nizâ‘ edip dil-âzâr ve hadîdü’l-lisân olmalarıyla mahâllemizden ihrâc olunsunlar deyü teşekkî onlar dahi ef‘âl-i sâbıkālarını terk ve hüsn-i zindegânî üzere olmağı ta‘ahhüd ve ba‘dehû işbu yetmiş dokuz senesi Recebi’nin dokuzuncu günü yine ahâlî-i mahâllesi mezbûrânın menzillerine eşkıyâ ve fevâhiş zümresini cem‘ ve şürb-i hamr edip envâ‘ fısk u fesâda sâ‘îleridir deyü ef‘âl-i şenî‘alarında mükibb ü musır olduklarını zikr ederek ihrâçları bâbında i‘lâm alıp ve mûcebince amel olunmak bâbında fermân-ı âlî ısdâr ve ihrâç olunmuşlar iken şimdi işbu Şevvâl-i şerîfin yedinci günü târîhiyle olan i‘lâmda tafsîl olunduğu vech üzere mezbûr Safiye üç gece mukaddem ba‘de’l-ışâ mahâlle-i mezbûrede vâki‘ Attâr İbrahim’in dükkânı saçağı kenârına mahâlleyi ihrâk kasdıyla yedlerinde mu‘âyene kundak ta‘bîr olunur bez içinde kav ve kibrit ve çırayı ateş ile sokduğunu mezbûr İbrahim iddi‘âsıyla ol vakitde mahâlle-i mezkûrda bulunup mu‘âyene eden Kayıkçı İsmail b. Mustafa ve yine Kıyıkçı Halil Mehmed nâm kimesneler alâ tarîkı’ş-şehâde ihbâr etdiklerinden mâ‘adâ mezbûre Safiye cemî‘ münkirâtı mürtekibe ve fısk u fesâda müte‘allık husûslardan tehâşîsi olmadığını mahâllesi ahâlîsinden on altı nefer ricâl-i Müslimîn ve on bir nefer hatunlar haber vermeleriyle envâ‘-ı ta‘zîrden ihtiyâr olunan ta‘zîr hakkında icrâ olunmasını istid‘âlarını nâtık olan i‘lâm-ı mezkûr ile gelen mahâllesi ahâlîsinden mazbûtü’l-esâmi Müslimîn mezbûre Safiye ef‘âl-i mezkûresinde zevci mezbûr Mustafa ve karındaşı Mehmed ve anası Ümmühani i‘ânet etmeleriyle şer ve mazarrâtlarından tahlîs için mahâlle-i mezbûrede vâki‘ menzillerini âhara ba‘de’l-bey‘ vilâyetleri olan Şumnu’ya nefy ile teb‘îd buyrulmasını istid‘â ederler. Lâkin Arz Odası’nda huzûrda zindan hasekisi mezbûre Safiye için dört sene mukaddem kayınanasını havan eliyle darb ve ihlâk etmekle sekiz ay zindanda mahbûse olup ve mukaddemâ pirinç kılletinde nisvân tâifesinin pîşvâsı olup mahzen kapısını kırmağa tasaddî etdiği mu‘âyene olunduğundan gayrı bu def‘a dahi sabun kılletinde yine sabun mahzeni kapısını kırmak irâdesiyle balta ile müşâhede olundukda def‘ olunup ve mezbûre Safiye kâğıd haffâflığı dahi etmekle Saray-ı hazret-i Sadr-ı a‘zamîde mübâşir ile müşâcere ve nizâ‘dan hâliye olmadığı meşhûd olmuşdur deyü takrîr ve bu misillü fesâda tasaddî edenlerin ta‘zîri husûsu re’y-i âlîlerine menût umûrdan olduğu ma‘lûm-ı devletleri buyruldukda emr ü fermân hazret-i veliyyü’l-emrindir.

Fî 9 min-Şevvâl sene 1179.