|
İstanbul Mahkemesi 33 Numaralı Sicil (H. 1183-1185 / M. 1769-1770) cilt: 77, sayfa: 47 Hüküm no: 3 Orijinal metin no: [1a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Şem‘î Hatun Vakfı’na ait Arabacı Bâyezid mahallesindeki menzilin icareteyn ile kiraya verildiği
Sahibât-ı hayrâtdan merhûme Şem‘î Hatun bt. Abdullah nâm sahibetü’l-hayrın bir kıt‘a vakfiye-i ma‘mûlün-bihâsı mantûkunca zikri âtî vakıf menzilin tevliyet ve süknâ ve tasarrufunun müstakillen meşrûtun-lehâ olduğu lede’l-ihbâr zâhir ve müte‘ayyin olup mahmiye-i İslambol’da Arabacı Bâyezid mahallesinde sâkin Sadullah b. Süleyman nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde takrîr-i kelâm ve bast-ı merâm edip mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan tarîk-i âm ve bir tarafdan tarîk-i hâs ve iki tarafdan mahalle avârızı vakfından eşrâf-ı kuzât-i kirâmdan İsmail Efendi ve vâlidesi Meryem Hatun tasarruflarında olan menzil ile mahdûd ma‘lûmü’l-müştemilât bir bâb vakıf menzil merhûme-i mezbûre Şem‘î Hatun’un tevliyet ve süknâ ve tasarrufu evvelâ kendiye ve ba‘de vefâtihâ benim ceddem merhûme Aynî Hatun bt. Abdullah’a ve onun vefâtından sonra evlâd-ı evlâd-ı evlâdlarına ve ba‘de’l-inkırâz mahalle-i mezbûre avârızına meşrût vakfı olup lâkin benden mukaddem meşrûtun-lehüm olanlar menzil-i mezkûru şehriye icâre-i vâhide ile îcâr ve kirâsını ahz ve mesâriflerine sarfla istihlâk edip menzil-i mezbûru kat‘a ta‘mîr ve termîm etmemeleriyle menzil-i mezkûr mürûr-ı ezmine ile harâba müteveccih ve ta‘mîre muhtâc olup cânib-i vakıfdan ta‘mîre müsâ‘ade olmayıp ve el-ân benim dahi ta‘mîre kudretim olmadığından menzil-i mezkûr harâba teveccühü yevmen fe-yevmen ziyâde ve hâsıl-ı harcına vefâ etmeyip ve fî-zamâninâ mahmiye-i İslambol’da mecmû‘-i evkāf-ı selâtîn ve evkāf-ı sâire icâreteyn ile îcâr olunmak mu‘tâd olmağla menzil-i mezkûr evkāf-ı sâire misilli meremmâtı müste’cir üzerine mültezem alâ-mâ-ceret bihi’l-âde ecr-i misli olan icâreteyn-ı ma‘hûdeteyn ile îcâr olunursa ma‘mûr olup cânib-i vakf-ı mezbûr ile meşrûtun-lehüm hakkında min-külli’l-vücûh enfa‘ ve evlâ olduğuna binâen vech-i meşrûh üzere kıbel-i şer‘den bana izin verilmek bi’t-tevliye matlûbumdur deyip ve fi’l-hakīka vâkıfe-i mezbûrenin vakfiyesine nazar olundukda mazmûnu mütevellî-i mezbûr Sadullah’ın takrîrine mutâbık bulunup ve bi’l-cümle kazıyye vech-i meşrûh üzere olduğu zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn ihbârlarıyla lede’ş-şer‘i’l-enver zâhir ve mütebeyyin olmağın mûcebince mütevellî-i mezbûr Sadullah’a ber-minvâl-i muharrer kıbel-i şer‘den izin verildikden sonra mezbûr Sadullah meclis-i şer‘de fahrü’l-muhadderât işbu sahibetü’l-kitâb Meryem Hatun bt. el-Hâc Mustafa Ağa tarafından vech-i âtî üzere vekîl-i şer‘îsi olan sadrî oğlu eşrâf-ı kuzât-ı kirâm-ı zevi’l-ihtirâmdan İsmail Efendi b. Ali mahzarında bi’t-tevliye ikrâr ve takrîr-i kelâm edip ben tevliyetim hasebiyle menzil-i mezkûru mukaddemâ tâlibîne arz ve ba‘de’l-müzâyede [1b] menzil-i mezkûr üç yüz guruş icâre-i mu‘accele ve beher şehr otuz akçe icâre-i müeccele ile müvekkil-i mûmâ-ileyhâ Meryem Hatun üzerinde karâr ve ziyâde ile tâlib-i âhar zuhûr etmediğinden mâ‘adâ Müslimûn-ı mezbûrûn icâreteyn-i mezkûreteyn menzil-i mezkûrun el-yevm ecr-i misli olduğunu dahi haber vermeleriyle ber-vech-i muharrer kıbel-i şer‘den me’zûn olduğuma binâen menzil-i mezkûru zikrolunan üç yüz guruş icâre-i mu‘accele ve beher şehr otuz akçe icâre-i müeccele ile müvekkile-i mûmâ-ileyhâ Meryem Hatun’a yedine i‘tâ eylediğim mümzâ ve mahtûm bir kıt‘a temessük mûcebince cânib-i vakıfdan bi’t-tevliye îcâr ve teslîm ve ol dahi ber-vech-i muharrer istîcâr ve tesellüm eyledikden sonra icâre-i mu‘accele-i mezkûre üç yüz guruşu müvekkile-i mûmâ-ileyhâ mâlından oğlu işbu vekîl-i mûmâ-ileyh İsmail Efendi yedinden tamamen ahz u kabz eyledim ba‘de’l-yevm menzil-i mezbûr müvekkile-i mûmâ-ileyhâ Meryem Hatun’un dâhil-i havza-i tasarrufu olmuşdur dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fî-gurret-i Zilhicce sene 1183.
Şuhûdu’l-hâl: Fahrü’l-müderrisîni’l-kirâm Yaycıbaşızâde İsmail Efendi, Mevâlî-i kirâmdan sâbıkā Lefkoşa Kādısı Mehmed Efendi , Kapıçukadârı Hamza, Mefharu’l-kuzâtü’l-kirâm Abacızâde Ahmed Efendi, Büyük Hüseyin tâbi‘-i İsmail, Küçük Hüseyin tâbi‘-i mûmâ-ileyh.
|