|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658) cilt: 50, sayfa: 510 Hüküm no: 533 Orijinal metin no: [77a-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
İsa Efendi b. Mahmud’un Pirinççi Sinan mahallesindeki mülk menzilini vakfedip Mehmed Çelebi b. Yakub’u mütevelli tayin ettiği vakfiyesi
İşbu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîr ve inşâsına bâ‘is ve bâdî budur ki Dâru’s-saltanati’l-aliyye Kostantıniyye el-mahmiyye’de âsûde merhûm ve mağfûrun-leh Hazret-i Emîru’l-Buharî -aleyhi rahmetü’l-meliki’l-bârî- kurbünde Hoca Üveys mahallesinde sâkin dîvân-ı âlî mahfûfen bi’l-me‘âlî küttâbından kıdvetü erbâbi’t-tahrîr ve’l-kalem râcî-i lutf-ı ilâh ve ma‘bûd İsa Efendi b. Mahmud -hafizallâhü te‘âlâ ammâ yuhâfu fi’l-yevmi’l-mev‘ûd- meclis-i şer‘-i şerîf-i şâmihu’l-imâd ve mahfil-i din-i münîf-i râsihu’l-evtâdda vakf-ı âti’l-beyân için li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb ü ta‘yîn eyledikleri Mehmed Çelebi b. Ya‘kub nâm kimesne mahzarında bi’t-tav‘i’s-sâf ikrâr ve i‘tirâf edip mahmiye-i mezbûre mahallâtından Pirinçci Sinan mahallesinde vâki‘ silk-i mülk-i sahîhimde münselik olup bir tarafdan bazen Seyyid Sadi Çelebi tasarrufunda olan vakıf menzil ve bazen Âhizâde Vakfı’ndan olan menzil ve bir tarafdan Hâfız Ahmed Paşa Vakfı’na ve bir tarafdan vakıf odalar ve bazen börekçi fırını ve bir tarafdan tarîk-ı âm ile mahdûd dâhiliye ve hâriciyeyi muhtevî dâhiliyesi tahtânî üç bâb odayı ve iki sofayı ve bir kenîf ve cüneyneyi ve hâriciyesi müceddeden binâ eylediğim tahtânî iki matbah ve iki su kuyusunu ve üç dükkân ve bir ahır ve üstünde üç fevkānî oda ve bir sofa ve bir kenîf ve dehlîzi müştemil ve bi’l-cümle hâriciye ve dâhiliyede vâki‘ binâsı mülküm ve arsasının mahalle-i mezbûre mescidinde imâm olan kimesneye senevî yedi yüz yirmi akçe mukāta‘ası olan menzilimi hasbeten lillâhi’l-aliyyi’l-azîm ve taleben li-merzâti rabbihî’l-kerîm vakf-ı sahîh-i şer‘î ve habs-i sarih-i mer‘î ile vakıf ve habs edip şol vech üzere şart eyledim ki mademki hayâtda olam menzil-i mezbûrun ve zikri âtî olan menzil ve odaların icârelerine ben mutasarrıf olup şürût-ı âtiyeyi icrâ ve ahz u i‘tâ yedimde ola vefâtımdan sonra zikrolunan menzilin ve Hoca Üveys mahallesinde merhûm-ı mûmâ-ileyh Hazret-i Emîr Buharî câmi‘-i şerîfi hizâsında vâki‘ hâlâ sâkin olup vakıf ve tescîl eylediğim menzil ve Üsküdar kazâsına tâbi‘ Kadıköyü’nde vâki‘ kezâlik vakıf ve tesbîl eylediğim odalar yed-i mütevellî ile îcâr ve mecmû‘unun icâresinden hâsıl olan meblağ cem‘ olunup mukaddemâ vakfeylediğim menzilin vakfiyesinde tahrîr ve ta‘yîn ve tensîs ve tebyîn olunduğu üzere Emîr Buharî câmi‘-i şerîfinde her Cum‘a günü kable salâti’l-Cum‘a Kur’ân-ı azîmü’ş-şân ve furkān-ı celîlü’l-bürhândan dört nefer sâlih ve ehl-i Kur’ân kimesneler birer hizb-i şerîf tilâvet edip sevâbını rûhuma ihdâ ve herbirine yevmî ikişer akçe verile ve yine câmi‘-i mezbûr mihrâbında imâm olan kimesne de sabah bir Yâsin-i şerîf tilâvet, sevâbını rûhuma ihdâ ve ona dahi beher yevm ikişer [akçe] verile ve Hoca Hayreddin mahallesinde muhaşşî-i Kadı Beyzâvî merhûm Şeyhzâde Mescidi mihrâbında imâm olan kimesne beher yevm vakt-ı sabâhda bir Yâsin-i şerîf tilâvet edip sevâbını rûhuma ihdâ ona dahi beher yevm ikişer akçe verilen ve yine merhûm Emîr Buharî câmi‘-i şerîfi mukābilinde vâki‘ merhûm Abdurrahman Efendi Mektebi’nde cem‘ olan sıbyân ve etfâl mu‘tâdları üzere her rûz vakt-i asrda icâzet aldıkları zamanda her biri üç İhlâs-ı şerîf ve hâtimesinde birer Fâtiha-i şerîfe tilâvet edip sevâbını rûhuma ihdâ eyleyeler bu mukābilede yetmiş akçe olmak üzere beher yevm ikişer akçeden ayda altmış akçe olur hocaları ma‘rifetiyle verile ve mukaddemâ vakfiyemde bazı fukarâ it‘âm oluna deyu tensîs ve ta‘yîn eylediğim şürût dahi icrâ oluna ve dahi şöyle şart eyledim ki menzil-i mezbûrun tevliyeti evvelâ kendi nefsime ba‘dehû kızım oğlu Mahmud’a ondan sonra evlâdımın zükûr ve inâsından batnen ba‘de batnin eslahı mütevellî ola ve cihet-i tevliyet beşer akçe menzil-i mezbûrdan ve beşer akçe Hoca Üveys mahallesinde vâki‘ menzil-i merkūmdan ki cem‘an on akçe tevliyet vazîfesine mutasarrıf ola ve zikrolunan şürût ve kuyûddan fazla kalan akçe yed-i mütevellîde zabt olunup mukaddem olan vakfiyede şart olunduğu üzere şöyle ki ta‘mîr ve termîmi için akçe kâfi iken ihmâl ve tekâsül edip musakkafâtının harâba işrâfına sebeb olursa Hak te‘âlâ hazretlerinin gazab ve la‘netine mazhar olup rûz-ı mahşerde mes’ûl ve mu‘âteb ola deyu menzil-i mezbûru mevâni‘-i tasarrufdan ârî olduğu hâlde târih-i kitâbdan mukaddem ve tahrîr-i hitâbdan akdem mütevellî-i sâlifü’l-beyân Mehmed Çelebi’ye bi-esrihimâ teslîm ol dahi tesellüm edip mütevellîler sâir evkāfda tasarruf etdikleri gibi tasarruf ettikden sonra vâkıf-ı mûmâ-ileyh esbagallâhü ni‘amehû aleyhi cânib-i vifâkdan semt-i şikāka teveccüh edip mürûr-ı eyyâm ve kürûr-ı şühûr ve a‘vâm ile vakfa fütûr ve galatına kusûr gelmek ihtimâli karîbü’l-vukū‘ ve evzahu’s-sütû‘ olduğu ecilden İmâm-ı a‘zam ve hümâm-ı efham sultân-ı serâir-i ictihâd hüccetü’l-hak alâ kâffeti’l-ibâd imâmüna Ebû Hanife Nu‘mân b. Sabit -dâ‘afa’llâhu ecrehû ez‘âf adedi’s-sevâbit- hazretlerinin katlarında vakf-ı mârrü’z-zikrin [77b] vakfı vakf-ı lâzım olmadığından mâ‘adâ imâm-ı sâlis olan âlim-i rabbânî ve fâzıl-ı samedânî İmâm Muhammed b. el-Hasan eş-Şeybânî mezheb-i şerîflerinde vâkıf menâfi‘-i vakıfdan nefsine nef‘ şart etmekle bâtıl ve ona müteferri‘ olan şürût ve kuyûd dahi hilye-i sıhhatden âtıl olup ve bir cihet-i birre mevkūfe arsa üzerinde olan ebniyenin cihet-i uhrâya vakfiyetini ulemâ-i Hanefiyye’den bazı fuzalâ-i izâm -aleyhim rahmetü’r-rahîmi’l-allâm- tecvîz buyurmamışlardır binâen alâ zâlik binâ-i menzil-i mezbûrun vakfiyetinden rücû‘ ve kemâ-kân mülküme idhâle şürû‘ eyledim mütevellî-i mezbûr kasr-ı yed edip binâ-i mezkûr mülkiyet üzere bana teslîm olunmak matlûbumdur dedikde mütevellî-i mezbûr e‘ânehu’llâhu’l-meliki’ş-şekûr cevâb-ı bâ-savâba mütesaddî olup eğerçi İmâm-ı a‘zam ve hümâm-ı efham hazretleri mezheb-i hatîrlerinde sıhhat lüzûmdan âriye olup ve vâkıf vakıfdan nefsine nef‘ şart etmekle imâm-ı sâlis-i müşârun-ileyh hazretleri katında adem-i sıhhati ve cihet-i birre mevkūfe arsa üzerinde vâki‘ binânın cihet-i uhrâya vakfiyeti bazı ulemâ-i a‘lâm katından câiz olmadığını dahi ma‘lûmdur lâkin imâm-ı efdal tilmîz-i evvel İmâm Ebî Yusuf Ya‘kub b. İbrahim el-Nu‘mânî eş-şehîr bi’l-imâmi’s-sânî re’y-i şerîfleri üzere şart-ı mezkûra dahi tesadüf olursa mücerred vâkıf vakaftü demekle vakıf sahîh ve sıhhat-i vakfı ile lüzûm beyninde müfârakat olmayıp fî zamâninâ hükkâm-ı şerî‘at-i garrâ olan ulemâ ve fuzalâ ol kavl ile amele oldukları tuğrâ-yı garrâ-yı sultân ile muvakka‘ olan menşûrlarında mastûrdur ve arsa-i vakıf üzerine olan binânın cihet-i uhrâya vakfiyeti eğerçi ulemâ-i izâmdan bazıları katında câiz değildir lâkin mutlaka hayırda ittihâdına nazaran yine eimme-i Hanefiyye’den bazı fuhûl katlarında câiz ve onların kavl-i şerîfleri ile âmil olan hâkim ecr-i cezîle hâizdir ona binâen İmâm Ebî Yusuf kavl-i şerîfleri üzere vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna ve arsa-i vakıf üzerinde olan binânın vakfiyetinin sıhhatine hükmolunmak recâ ederim deyu muvakkı‘-ı sadr-ı kitâb hazretleri huzûrlarında müterâfi‘ân ve husûs-ı mezbûrda fasl ü hasma tâlibân olduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh dahi tarafeynin kelamını ısgā ve cânib-i vakfı evlâ ve ahrâ görüp İmâm Ebî Yusuf mezhebi üzere vakfın sıhhat ve lüzûmuna ve arsa-i vakıf üzerinde olan binânın vakfiyetinin alâ re’yi men yerâhû men cevvezehü mine’l-eimmeti’l-müctehidîn sıhhatine hükmettikden sonra vâkıf-ı mûmâ-ileyh bu husûsda matlabına felâh bulması için inân-ı kīl ü kāli semt-i âhara atfedip eğerçi arsa-i vakıf üzerinde olan binânın cihet-i uhrâya vakfiyeti hayırda ittihâdına nazaran inde’l-eimmeti’l-müctehidîn sahîhadır lâkin İmâm-ı a‘zam hazretleri katından lüzûm îfâde ettiği gayr-ı meczûmdur pes lüzûm ile ittisâfı ma‘dûm olup ancak mertebe-i sıhhat ve cevâzda kalmağla hiyel-i ihtiyâl munsarım olmaz binâenaleyh arsa-i vakıf ve üzerinde bulunup lüzûmuna hük molunmayan binânın vakfiyetinden rücû‘ eyledim deyu tekrâr da‘vâ ve istirdâdına şitâb etdikde mütevellî-i mezbûr cevâb verip hükm-i hâkim-i ârif mahall-i ictihâda mütesâdif ol hüküm nâfiz ve mübrem ve bi’l-icmâ‘ makbûl ve müsellem olup sâir hükkâma kabûl lâzım ve âmme-i vülâta tenfîzi emr-i mütehattimdir vakıfda asıl maksûd lüzûm idüğü hod âmme katında ma‘lûmdur mâ nahnü fîhdir çünkü sıhhat bazı ulemâ-i müctehidîn kavilleri üzere cârîdir sıhhat bi’l-hüküm sâir eimmenin mezheb-i rasînleri üzere sârîdir asl-ı vakıfda sıhhat-ı mukarrere olucak İmâm Ebî Yusuf hazretleri katında hod sıhhate lüzûm lâzımdır deyu tekrâr murâfa‘a olduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh bu bâbda teemmül-i enîk edip mebânî-i hayrâtı temhîd ve te’bîdi evlâ ve ahrâ görmeleri ile İmâm Ebî Yusuf hazretleri re’yleri üzere onun dahi lüzûmuna hüküm buyurup hükm-i sâbıkın ihkâm ve kazâ-i lâhıkın itmâm buyurmağla hayli nizâ‘ ve hısâm infisâm bulup vakf-ı mezbûr alâ cemî‘i’l-mezâhib sahîh ve lâzım olup min ba‘d nakz ve nakīzına mecâl muhâl ve ihtilâl ve ibtâli mümteni‘ü’l-ihtimâl oldu. Fe-men beddelehû ba‘demâ semi‘ahû fe-innemâ ismühü ale’l-lezîne yübeddilûnehû inna’llâhe semî‘ün alîm ve ecru’l-vâkıf ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm vaka‘a’t-tahrîr
Fi’l-yevmi’l-ışrîn min şehri Şevvâli’l-mükerrem li-sene seb‘a ve sittîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: Umdetü’l-meşâyihi’l-kirâm es-Seyyid Abdullah Efendi eş-şeyh-i zâviye-i hazret-i Emîr el-Buharî aleyhi’r-rahmetü’l-bârî, Umdetü’l-kuzât Ahmed Efendi el-Kādî bi-kazâ’i Minye muvakkaten, Fahrü’l-kuzât Abdülkerim Çelebi, Fahrü’l-kuzât Abdülkadir Efendi es-sahhâf, Fahrü’l-küttâb Osman Efendi, Fahrü’l-küttâb Mustafa Çelebi el-beylikçi sâbıkā, Umdetü’l-küttâb Mustafa Çelebi b. Mehmed Çavuş, Yusuf Bey b. Abdi el-bevvâbü’s-sultânî, Fahrü’l-kuzât Dıhkî Mustafa Efendi el-Kādî bi-kazâ’i Lefkoşa muvakkaten, Fahrü’l-kuzât Salih Efendi el-Kādî bi-İlok muvakkaten, Fahrü’l-küttâb Mehmed Çelebi b. Mehmed Çavuş, Muharriru’l-hurûf es-Seyyid İbrahim Efendi b. Mehmed muvakkatan el-Kādî bi-kazâ’i Migalkara ve gayruhüm mine’l-[hâzırîn.]
|