.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658)
cilt: 50, sayfa: 536
Hüküm no: 562
Orijinal metin no: [82a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Bayram Bey b. İlyas b. Yusuf’un öldürülen Ömer Ağa b. Mehmed b. Yusuf’un varisi olduğunun şahitlerle ispat olunduğu

Vilâyet-i Anadolu’da Karahisâr-ı Sâhib kazâsına bi’l-fi‘il hilâfeten-i hâkimü’ş-şer‘i’ş-şerîf olan Mevlana Kasım Efendi b. İbrahim imzâ ve hatemi ile mümzâ ve mahtûm ve târih-i kitâb senesi Zilka‘desi evâsıtı târihi ile müverrah nakl-i şer‘î vârid olup mazmûnu nefs-i Karahisâr-ı Sâhib mahallâtından İmâret mahallesi sükkânından Bayram Bey b. İlyas b. Yusuf nâm kimesne da‘vâ-i sahîha-i şer‘iyye ile mesbûk istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra udûl-i ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden olup mahalle-i mezbûrede sâkin Veli Dede b. Ali b. Bahşi ve Derviş b. Kurd b. İsmail nâm kimesneler nakl ve tahvîl için mahall-i cerh ve ta‘dîle li-ecli’ş-şehâde hâzırân olup şöyle edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediler ki fi’l-asl kazâ-i mezbûra tâbi‘ Tekeler nâm karyeden olup mahmiye-i İstanbul’da Hobyar mahallesinde mutavattın ve hâlâ Eskişehir sancağında Bozöyük kasabasında müsâfir iken bundan akdem katl olunup terekesi mahmiye-i mezbûrede beytü’l-mâli’l-hâs emîni yedinde mazbût olduğu istimâ‘ olunan Ömer Ağa b. Mehmed b. Yusuf nâm kimesne müsteşhid-i mezbûr Bayram Bey’in li-eb ammi oğlu ve usûbet-i nesebiyye cihetinden vârisidir zîrâ merkūm Bayram Bey’in babası İlyas ile müteveffâ-yı mezbûrun babası Mehmed li-eb karındaşlardır babaları Yusuf dedeleri Gökçe ve maskat-ı re’sleri karye-i mezbûredir müteveffâ-yı mezbûrun verâseti sulbiye sagīre kızı Zâhide ile zevce-i menkûha-i metrûkesi Vahide bt. Ali [82b] nâm hâtuna münhasıra zâhirde bunlardan gayrı terekesine vâris-i âhar müstahık olduğu ma‘lûmumuz değildir biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu herbiri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye etdikde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın hakīk[at]-i hâl usûl ve nüvvâb huzûrunda inhâ olundu deyu mastûr oldukdan sonra nakl-i mezbûr Dîvân-ı Hümâyûn’da akd olunan meclis-i şer‘de bi’l-fi‘il Defterdar İbrahim Paşa hazretleri taraf-ı bâhirü’ş-şereflerinden kāimmakām olan umdetü erbâbi’t-tahrîr ve’l-kalem Mehmed Efendi mahzarında bi’t-taleb feth u kırâat ve istintâk olundukda mûmâ-ileyh efendi tereke-i müteveffâ-yı mezbûra bi’l-emâne vaz‘-ı yedini ikrâr ve nakl-ı mezbûrun mevlânâ-yı müşârun-ileyh kıbelinde vürûdunu inkâr etmeğin zeylinde olan şühûd-ı tarîkden Receb b. Abdullah ve Mahmud b. Hızır li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-hakīka kitâb-ı mezbûr mevlânâ-yı merkūm Kasım Efendi meclisinde vârid olup bizim huzûrumuzda mazmûnu bize kırâat ve imzâ ve hatm edip imzâ ve hatemine bizi işhâd eyledi zeyl-i nakilde olan imzâ ve hatem mevlânâ-yı merkūm Kasım Efendi’nindir biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu herbiri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye etdikde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcibiyle müdde‘î-i mezbûrun verâsetine ve mûmâ-ileyh efendinin tereke-i müteveffâ-yı mezbûrdan kasr-ı yedine hükmolunup mâ-vaka‘a bi’l-ibtigā sebt olundu.

Hurrire fi’l-yevmi’l-hâmis aşer min-Zilhicceti’ş-şerîfe li-sene seb‘a ve sittîn ve elf.

Şühûdü’l-hâl: Umdetü’l-a‘yân Mehmed Ağa b. Abdullah, Yusuf Çelebi, İbrahim Çelebi ve gayruhüm mine’l-[hâzırîn.]