.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658)
cilt: 50, sayfa: 557
Hüküm no: 586
Orijinal metin no: [86a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Yemen bt. Şaban Ağa’nın babalarının terekesi hususunda kardeşi Fatma ile sulh olup zimmetini ibra ettiği

Mahmiye-i İstanbul’da Hoca Hayreddin mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Şa‘ban Ağa b. Mehmed’in verâseti sulbiye kızı Fâtıma nâm sagīre ile li-ebeveyn kız karındaşı Yemen Hâtun’a münhasıra olduğu şer‘an mütehakkık oldukdan sonra mezbûr Yemen Hâtun meclis-i şer‘de sagīre-i mezbûre Fâtıma’nın vâlidesi ve kıbel-i şerî‘at-i mergūbeden mansûbe vasîsi olup tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vâzı‘atü’l-yed olan Âişe bt. Abdullah tarafından ikrâr-ı âti’l-beyânı tasdîka vekîl olup mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifûn olan Mustafa Beşe b. Kadri ve Mehmed Beşe b. Ali ve Maden b. Hamza nâm kimesneler şehâdetleriyle şer‘an vekâleti sâbite olan Mustafa Beşe b. el-Hâc Bayram mahzarında tâyi‘aten ikrâr ve i‘tirâf edip müteveffâ-yı mezbûrun zimem-i nâsda olan hukūkundan bana isâbet eden nısf hissemden beri olduğumdan gayrı müteveffâ-yı mezbûrun tereke-i akārı olup mahalle-i mezbûrede vâki‘ iki tarafı Âişe Sultan hazretlerinin kethüdâsı Ahmed Ağa menziline ve bir tarafı mahalle-i mezbûre imâmına meşrûta vakıf menzile ve bir tarafı tarîk-ı âmma müntehî hâricen ve dâhilen büyûtu hâvî mülk menzilden ve yine müteveffâ-yı mezbûrun tereke-i menkūlesi olan urûz ve esâs-ı beyt ve evânî-i nuhâsiyye ve gayr-ı nuhâsiyye ve bi’l-cümle ism-i mâl ıtlak olunur cemî‘ terekesinden bi-hasebi’l-irsi’ş-şer‘î bana isâbet eden nısf hisse-i şer‘iyyemi taleb ve da‘vâ eylediğimde beynimizde münâza‘ât-ı kesîre cereyânından sonda vesâtet-i muslihîn ile da‘vâ-yı mezkûremden müvekkile-i mezbûre benimle iki yüz elli kıt‘a riyâlî guruş ve on bin akçe kıymetli Rusiyyetü’l-asl Gülistan nâm câriye ve on dört bin akçeye takvîm olunup işbu defter-i müfredât nâtık olan eşyâ üzerlerine inşâ-i akd-i sulh eyledikde ben dahi sulh-ı mezbûru kabûl edip bedel-i sulh olan meblağ-ı mezbûr iki yüz elli riyâlî guruş ile sâlifü’z-zikr câriye ve eşyâ-i mezbûreyi meclis-i sulhda tamâmen yedinden ahz u kabz edip ba‘de’l-yevm tereke-i müteveffâ-yı mezbûra müte‘allika olan cemî‘ de‘âvî ve mutâlebât ve muhâsamâtdan müvekkile-i mezbûreyi ibrâ edip min ba‘d husûs-ı mezbûra müte‘allika vechen mine’l-vücûh kıbelinde benim için hak ve alâka kalmadı dedikde gıbbe’t-tasdîkı’ş-şer‘î mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu

Fî selhi Zilhicceti’ş-şerîfe li-sene seb‘a ve sittîn ve elf.

Şühûdü’l-hâl: Mustafa Çelebi b. Ali, Mehmed Beşe b. İsmail, Mumcu Mustafa Beşe b. Mehmed 12. Bölük, Ali Beşe b. Receb çukadâr, Hasan Beşe b. Abdullah, Şa‘ban Beşe b. Bayram, Abdurrahman Çelebi b. ( ), Mısırlı Mustafa, Ketenci İbrahim, İbrahim b. Ömer.