|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658) cilt: 50, sayfa: 563 Hüküm no: 594 Orijinal metin no: [87b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Asiye Hatun’un merhum Bostancı Osman’ın kız kardeşi olup merhumun muhallefatında hak sahibi olduğunun şahitlerle ispat olunduğu
Vilâyet-i Rumeli’nde Semendire sancağında Öziçe kazâsına tâbi‘ Visoka nâm karyeden olup hâlâ nefs-i Öziçe’de Zâviye mahallesi sâkinlerinden olan Âsiye nâm hâtun kıbelinden vech-i âtî üzere vekîl olan Muslı Beşe b. Abdullah yediyle bi’l-fi‘il Öziçe kādısı olan Mevlana Ali Efendi b. Bâli kıbelinden unvânıyla mu‘anven ve hatemi ile mahtûm ve bin altmış yedi senesi Zilka‘desi’nin yirmi altıncı günü tarihiyle müverrah kitâb-ı naklî ve hitâb-ı hükmî vârid olup mazmûnu medîne-i Öziçe mahallâtından Zâviye mahallesi sâkinelerinden Âsiye nâm hâtundan da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iyye ile mesbûk istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra mahalle-i mezbûrede sâkin udûl-i Müslimînden Halil Dede b. Hüseyin b. Korkud ve Mustafa Dede b. Abdullah b. Abdülmennan nâm kimesneler nakl ve tahvîl için mahall-i cerh ve ta‘dîle hâzırân olup fi’l-hakīka târih-i kitâbdan on ay mukaddem Filibe’de merhûm Zal Mahmud Paşa Evkāfı’ndan Prasavin voyvodası iken fevt olup hâs bahçe bostancılarından olmakla muhallefâtı hâlâ bostancıbaşı olan umdetü’l-emâcid ve’l-ekârim câmi‘u’l-mehâmid ve’l-mekârim Ömer Ağa hazretleri yedinde mazbûta olan Osman nâm bostanî fi’l-asl Öziçe kazâsına tâbi‘ Visoka nâm karye sâkinlerinden olup müsteşhide-i merkūme Âsiye müteveffâ-yı mezbûrun li-ebeveyn kız karındaşı ve hasran vârisesidir babaları ismi Marko ve dedeleri ismi İslavdoni ve anaları ismi İsvetse bt. Ravander ve maskat-ı re’sleri karye-i mezbûre Visoka’dır ve ikisi dahi hâl-i sıgārlarında şeref-i İslâmla müşerref olmuşlardır mezbûreden gayrı müteveffâ-yı mezbûrun vâris-i ma‘rûfu olduğu ma‘lûmumuz değildir biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu herbiri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl şehâdetleri hayyiz-i kabûlde vâkı‘a oldukdan sonra mezbûre Âsiye müteveffâ-yı mezbûrun yanında olan eşyâ-i mevcûdesini ve sâir terekesini vâzı‘u’l-yed olanlardan da‘vâ ve talebe ve ahz u kabza ve kendüye îsâl, mütevakkıf olduğu umûrun cümlesine işbu nâkilü’l-kitâb Muslı Beşe b. Abdullah’ı tarafından vekîl ve nâib-i menâb nasb ü ta‘yîn eyledikde ol dahi vekâlet-i mezbûreyi kabûl ve merâsimini edâya müte‘ahhid olmağın hakīkat-i hâl ve hakīkat-i makāl gıbbe’t-taleb ve’s-suâl Dâru’l-hilâfeti’l-aliyye Kostantıniyye el-mahmiyyede bi’l-fi‘il mesned-nişîn-i hükûmet olan hâkim-i şer‘-i nebevî ve hâdim-i dîn-i Mustafavî huzûruna ve usûl ve livâya inhâ olunduğu ecilden hâlâ hâs bahçede bostancıbaşı hasekilerinden Süleyman Bey b. Hüseyin ve Hasan Bey b. Ali şehâdetleri ile şer‘an sâbite olan Haseki el-Hâc Mustafa Ağa b. Ahmed mahzarında ba‘de’l-feth ve’n-nazar kırâat ile vürûd ve nakl-i mezbûr mütehakkık oldukdan sonra vekîl-i mezkûr el-Hâc Mustafa Ağa’dan suâl olundukda ol dahi müvekkili mûmâ-ileyh Ömer Ağa hazretlerinin tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vaz‘-ı yed ettiğini bi’l-vekâle i‘tirâf edip vürûd-ı nakl-i mezkûru inkâr edicek vekîl-i mezbûr Muslı Beşe’den vürûd-ı nakl-i meşrûhu mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i Müslimînden olup zeyl-i nakl-i mezkûrda mastûru’l-esâmi olan şühûd-ı tarîkden Receb b. İbrahim ve Hasan b. Abdullah ve Ahmed b. Ali Bâli nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘-i hatîre hâzırûn olup gıbbe’l-istişhâd herbiri vekîl-i münkirü’l-vürûd olan mezkûr el-Hâc Mustafa Ağa muvâcehesinde şehâdet edip fi’l-hakīka işbu kitâb-ı nakli hâlâ bi’l-fi‘il Öziçe kādısı olan Ali Efendi b. Bâli kıbelinden vârid nakl-i mezkûrun imzâ ve hatemini mevlânâ-yı mezbûr bizim huzûrumuzda imzâ ve hatm eyledi nakl-i mezkûrda olan imzâ ve hatem mevlânâ-yı mezbûrun imzâ ve hatemidir biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl şehâdetleri hayyiz-i kabûlde vâkı‘a oldukdan sonra vekîl-i merkūm el-Hâc Mustafa Ağa i‘âde-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr Osman Bey’in Kal‘a-i Budin’de sâkin li-ebeveyn karındaşı olduğu mesmû‘umuz olmuşdur suâl olunsun dedikde vekîl-i mezbûr Muslı Beşe’den ve şühûd-ı mezkûrundan vâki‘ hâl suâl olundukda herbiri cevâblarında fi’l-hakīka müteveffâ-yı mezbûrun ( ) ismi ile müsemmâ ve kal‘a-i mezkûre bostanîlerinden olup kal‘a-i mezbûrede sâkin li-ebeveyn karındaşı olduğu vâki‘dir lâkin mezbûr Osman Bey’in fevtinden sonra çetede şehîd olduğu mesmû‘umuz olmuşdur dediklerinde şehâdet-i mezkûre mûcebince merkūme Âsiye Hâtun’un verâsetine ve mûmâ-ileyh Ömer Ağa hazretleri yedinden mazbût olan terekenin sülüsünü vekîl-i merkūm Muslı Beşe’ye teslîme vekîl-i merkūm mahzarında müvekkil-i mûmâ-ileyh Ömer Ağa hazretleri üzerine hükm-i sahîh-i şer‘î ve kazâ-i sarîh-i mer‘î kılınıp mâ-hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’r-râbi‘ min Muharremi’l-harâm li-sene semân ve sittîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: Piyale Bey b. Abdullah muhzır, Hasan Çelebi b. Şa‘ban, İbrahim Bey b. Ömer, Çukadâr Ali Beşe, Ahmed b. Abdullah ve gayruhüm mine’l-[hâzırîn.]
|