|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658) cilt: 50, sayfa: 569 Hüküm no: 598 Orijinal metin no: [88b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Borçları terekesinden fazla olarak vefat eden Hüseyin Çavuş b. Hasan’ın tüm muhallefatının satılarak borçlarının ödendiği
Mahmiye-i İstanbul’da Fethiye Câmi‘-i şerîfi kurbünde Kâtib Muslihiddin mahallesi sükkânından olup düyûnu terekesinden ezyed olduğu hâlde vefât eden Hüseyin Çavuş b. Hasan’ın verâseti zevce-i menkûhası Âişe Hâtun bt. Hasan Efendi’ye ve sulbiye sagīre kızı Fâtıma’ya ve sulbiye sagīre kızı Râbia’ya ve li-ebeveyn er karındaşı Abdulbâki Çavuş’a ve li-ebeveyn kız karındaşları Havvâ ve Ümmühani nâm hâtunlara münhasıra olduğu ve ber-mûceb-i defter-i kassâm-ı askerî tereke-i menkūlesi ma‘rifet-i kassâm ile karındaşı merkūm Abdulbâki Çavuş yediyle semen-i misileri ile bey‘ olundukda semenleri yüz on üç bin yedi yüz sekiz râyic [fi’l]-vakt akçeye bâliğ olduğu ve müteveffâ-yı mezbûrun terekesinden olup mahalle-i mezbûrede vâki‘ zikri âtî menzil ile Galata kazâsına tâbi‘ Rumelihisarı kasabasında vâki‘ bahçe hissesi yüz altmış sekiz bin râyic [fi’l]-vakt akçeye tahmîn ve takvîm ile mecmû‘-ı tereke-i müteveffâ-yı mezbûr iki yük seksen bir bin yedi yüz râyic [fi’l]-vakt akçeye bâliğ olduğu ve meblağ-ı mezbûrdan altı bin iki yüz on akçesi tereke-i menkūle-i müteveffâ-yı mezbûrun hammâliyyesi ve dellâliyye ve icâre-i dükkân ve resm-i âdî ve sâir masârıf-ı lâzıme-i müteferrikasına sarf olunup bâkī iki yük yetmiş beş bin dört yüz doksan sekiz akçe kaldığı ve defter-i kassâm-ı askerî nâtık olduğu üzere müteveffâ-yı mezbûrun Seyyid Mehmed Çelebi’ye on üç bin beş yüz râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve Ahmed Bey nâm kimesneye yirmi üç bin râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve Bayram nâm kimesneye bin dokuz yüz seksen râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve Ağazâde Mustafa Çavuş nâm kimesneye dört bin râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve Selime nâm hâtuna on bir bin râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti vakfına on yedi bin beş yüz elli râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve Yorgancı Emir demekle ma‘rûf es-Seyyid üç bin yüz elli râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve Osman Bey nâm kimesneye elli bin râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve zevcesi merkūme Âişe Hâtun’a yetmiş bin yüz on râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve Havvâ nâm hâtuna yirmi üç bin râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti ve zevce-i menkûhası merkūme Âişe Hâtun’a nikâhı ma‘kūd mehr-i müeccelinden kırk bin kâsid akçenin altından kıymeti üzere yirmi sekiz bin sekiz yüz akçe deyn-i müsbeti ve defter-i kassâmdan hâric zevcesi merkūme Âişe Hâtun’a cihet-i deyn-i şer‘îden sekiz yüz riyâlî guruş ve cihet-i havâleden iki yüz riyâlî guruş cem‘an bin riyâlî guruş beher riyâl doksanar akçeye olmak üzere doksan bin râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti cem‘an üç yük otuz altı bin doksan râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti olduğu ve düyûn-ı mezkûreden yüz on altı bin beş yüz seksen akçesini müteveffâ-yı mezbûrun karındaşı merkūm Abdulbâki Çavuş ma‘rifet-i kassâm bey‘ ettiği tereke-i menkūle-i müteveffâ-yı mezbûrdan ashâb-ı düyûn-ı mezkûruna def‘ ve teslîm edip bâkī iki yük on dokuz bin beş yüz râyic [fi’l]-vakt akçe deyn kalıp ve mahalle-i mezbûrede vâki‘ olup bir tarafdan bazen Uşşâkizâde Abdullah Efendi mülküne ve bazen Derzi Ali mülküne ve bir tarafdan bazen mezbûr Abdulbâki Çavuş mülküne ve bazen tarîk-ı hâssa ve iki tarafdan tarîk-ı âmma müntehî olup muhavvata-i dâhiliyyesi üç bâb fevkānî odaları ve iki sofayı ve tahta-pûşu ve kenîfi ve tahtânî üç bâb odayı ve bir matbahı ve iki gözlü bir fırını ve bir su musluğunu ve bir su kuyusunu ve muhavvata-i hâriciyyesi iki bâb fevkānî nâ-tamâm odalı ve deryâya nâzır bir köşkü ve üzerinde bir çilehâneyi ve bir tahtânî sagīr odayı ve zât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire hadîkayı müştemil ve defter-i kassâm-ı askerîde yüz altmış sekiz bin akçeye mukavvem menzil ile bahçe-i mezkûre hissesinden mâ‘adâ kalmadığı ve menzil-i mezbûr ile bahçe hissesi dahi bey‘ olundukda semenleri düyûn-ı bâkīye vefâ etmeyip müteveffâ-yı [89a] mezbûrun düyûnu terekesinden ezyed olup guremâya muhtâc olmağla verese-i müteveffâ-yı mezbûru düyûn-ı bâkīyi mallarından edâ ile menzil-i mezbûru nefsleri’çün tahlîsa rağbet etmedikleri ecilden menzil-i mezbûr semen-i misline bey‘ ve dâyinleri beyninde guremâ olunmak lâzım gelmekle hâkim-i muvakkı‘-ı sadr-ı kitâb tûbâ lehü ve hüsnü-meâb hazretleri dahi ashâb-ı düyûn-ı müteveffâ-yı mezbûr iltimâslarıyla Kenan Bey b. Abdullah nâm kimesneyi menzil-i mezbûru semen-i misline bey‘a ve semeninden düyûn-ı bâkī-i müteveffâ-yı mezbûru bi-hükmi’l-guremâ tevzî‘ ve taksîme vasî ve kayyûm nasb edip ol dahi ba‘de kabûli’l-vesâyeti’l-mezkûre menzil-i mahdûd-ı mezkûru ma‘rifet-i şer‘le bey‘a arz ve beyne’t-tâlibîn müddet-i medîde müzâyede ettirip ragabât-ı nâs bi’l-külliyye münkatı‘a olup yüz kırk bin akçede mahmiye-i mezbûrede Haydarpaşa Hamamı kurbünde Hâcı Hasan mahallesinde sâkin Abdurrahman Ağa b. Ali üzerinde karâr edip ziyâde ile tâlib-i âhar kalmadıkda ve meblağ-ı mezbûr menzil-i mezbûrun semen-i mislinden evfer ve ezyed olduğunu sikāt-ı Müslimînden ahâlî-i mahalle-i mezbûreden binâ ve sukūfa kemâl-i vukūfu olup zeyl-i kitâbda mastûru’l-esâmi olan bî-garaz Müslimîn haber verdiklerinden sonra merkūm Abdurrahman Ağa üzerinde karâr eden semen-i mezkûr yüz kırk bin akçe üzerine on bin akçe dahi ziyâde edip cümle semen yüz elli bin râyicü’l-vakt akçe olmakla menzil-i mezbûrun semen-i mezkûra merkūm Abdurrahman Ağa’ya bey‘ olunmasında min külli’l-vücûh nef‘ olduğu müte‘ayyin ve mütehakkık olmakla vasiyy-i mezbûr Kenan Bey ashâb-ı düyûn ma‘rifeti ile menzil-i mezbûru mezkûr Abdurrahman Ağa’ya semen-i mezkûra bey‘a ve kabz-ı semene hâkim-i mûmâ-ileyh -esbağallâhü ni‘amehû aleyh- hazretlerinden ba‘de’l-istîzân hâkim-i mûmâ-ileyh dahi menzil-i mezkûru semen-i merkūma merkūm Abdurrahman Ağa’ya bey‘ ve teslîm ve kabz-ı semen-i mezkûra ve ashâb-ı düyûn-ı mezkûrun beynlerinde tevzî‘ ve taksîme izin verdiklerinden sonra akd-i bey‘-i mezkûrun mahallinde tahrîri iltimâs olunmağın savb-ı şer‘-i hatîrden Mevlana Mehmed Efendi b. Veli Efendi irsâl olunup ol dahi mahmiye-i mezbûrede Toptaşı mahallesinde sâkin olup müteveffâ-yı mezbûrun zevcesi merkūmenin karındaşı Atâullah Çelebi b. Hasan Efendi’nin menziline varıp zeyl-i kitâbda mastûru’l-esâmi olan Müslimîn huzûrunda akd-ı meclis-i şer‘-i hatîr etdikde vasiyy-i merkūm Kenan Bey meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda müteveffâ-yı mezbûrun dâyinleri muvâcehesinde menzil-i mahdûd-ı mezkûru kâffe-i hukūk ve merâfıkı ile merkūm Abdurrahman Ağa’ya üzerinde hakk-ı karâr ile karâr eden yüz elli bin râyic [fi’l]-vakt akçeye tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî bey‘-i sahîh ile bâtten bey‘ ve teslîm ettiğine bi’l-vesâye tav‘an ikrâr ve i‘tirâf edip ve merkūm Abdurrahman Ağa dahi kezâlik iştirâ ve kabûl ve tesellüm ettiğine tav‘an ikrâr ve i‘tirâf ve herbiri akd-i bey‘-i mezbûrda âharı bi’l-müvâcehe tahkīk ve bi’l-müşâfehe tasdîk ettiklerinden sonra merkūm Abdurrahman Ağa semen-i merkūm yüz elli bin akçeyi meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda vasiyy-i merkūm Kenan Bey’e tamâmen def‘ ü teslîm ol dahi bi’l-vesâye ahz u kabz eyledikden sonra semen-i merkūm yüz elli bin akçeyi zevce-i müteveffâ-yı mezbûrun bi’d-defe‘ât bâlâda mastûr olan yüz seksen sekiz bin dokuz yüz on sekiz râyic [fi’l]-vakt akçe deyn-i müsbeti için merkūme Âişe Hâtun’un düyûn-ı mezkûreyi kabza vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi olan Sezayi Mehmed Efendi b. Mehmed Efendi’ye def‘ ü teslîm ol dahi bi’l-vekâle ahz u kabz eyledikde vâki‘ hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr ve ba‘dehû meclis-i şer‘a gelip vukū‘u üzere ihbâr ve takrîr edicek hâkim-i mûmâ-ileyh-i vaktü’l-ahkâm nâfizeten beyne yedeyye hazretleri dahi bey‘-i mezkûru tenfîz buyurup mâ-hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’r-râbi‘ ve’l-ışrîn min-Zilka‘deti’ş-şerîfe li-sene seb‘a ve sittîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: Mefharü’l-a‘yân İsmail Ağa b. Ali, Umdetü’l-müderrisîn Mustafa Efendi, Umdetü’l-müderrisîn Hâfız Mehmed Efendi, Mefharü’l-emâsil Şa‘ban Ağa, Abdurrahman Efendi b. Sâlih, Abdullah Efendi b. Mustafa, Tercüman el-Hâc Mehmed Çelebi, İbrahim Bey b. Ömer, Mehmed Çelebi b. Hamza, Kâtib Mehmed Çelebi b. Mustafa, İsa Bey b. Ahmed el-muhzır, Ahmed Ağa b. Gazanfer ve gayruhüm.
|