|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658) cilt: 50, sayfa: 573 Hüküm no: 600 Orijinal metin no: [89b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ahmed Ağa b. Abdurrahman’ın merhum Ali Bey zimmetinde alacağı olduğu iddiasıyla varisleri aleyhine açtığı davada iddiasını ispat edemediği
Mahmiye-i İstanbul’da Ya‘kub Ağa mahallesi sükkânından Ahmed Ağa b. Abdurrahman’ın sulbî oğlu ve zikri âtî husûmete vekîli olan Mehmed Ağa yediyle mahmiye-i mezbûrede hâlâ kādı olan a‘lemü’l-ulemâ’i’l-izâm efdalü’l-fuzalâ’i’l-fihâm Mehmed Efendi b. Abdürrahim b. Abdülmuhsin hazretleri kıbelinden unvânıyla mu‘anven ve hatemi ile mahtûm ve târih-i kitâb senesi Muharremü’l-harâmının on dokuzuncu günü tarihiyle müverrah kitâb-ı nakli vârid olup mazmûnu mahmiye-i İstanbul’da Ya‘kub Ağa mahallesinde sâkin Ahmed Ağa b. Abdurrahman nâm kimesneden vech-i âtî üzere da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iyye ile mesbûk istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra udûl-i Müslimînden mahalle-i mezbûre sükkânından Ali Bey b. Mehmed b. İbrahim ve medîne-i Hazret-i Ebî Eyyûb-i Ensârî’de Nişancı mahallesinde sâkin Hasan Bey b. Mustafa b. Mehmed nâm kimesneler nakl ve tahvîl için mahall-i cerh ve ta‘dîlde edâ-i şehâdet-i şer‘iyye edip hâlâ mahmiye-i Edirne’de sâkin iken vefât edip terekesi onda veresesi yedlerinde mazbûta olan Ali Bey b. ( ) nâm kimesne zimmetinde müsteşhid-i mezbûrun cihet-i deyn-i şer‘îden iki yük on dokuz bin yüz on dört akçe hakkı olup meblağ-ı mezbûrun yüz bin akçesini müsteşhid-i mezbûr ahz u kabz edip bâkī yüz bin on dokuz bin yüz on dört akçe müteveffâ-yı mezbûr bin elli yedi senesinde hâl-i sıhhatinde müsteşhid-i mezbûra deynim vardır deyu bizim huzûrumuzda ikrâr ve bizi istişhâd (işhâd) eyledi hâlâ meblağ-ı mezbûru müteveffâ-yı mezbûrun veresesinden müsteşhid-i mezbûr için hak taleb ve ahz vardır biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu herbiri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle oldukdan sonra meblağ-ı bâkī yüz on dokuz bin yüz on dört akçeden küllen ve bazen müteveffâ-yı mezbûrdan ahz u kabz veyâ hibe veyâ havâle ve turuk-ı şer‘iyyeden bir tarîk ile zimmetini ibrâ etmediğine müsteşhid-i mezbûra yemîn teklîf olundukda ol dahi alâ vefki’l-mes’ûl yemîn billâhi te‘âlâ ettikden sonra müsteşhid-i mezbûr Ahmed Ağa meblağ-ı mezbûru tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vâzı‘u’l-yed olanlardan da‘vâ ve talebe ve ahz u kabza ve kendüye îsâle tarafından işbu nâkilü’l-kitâb sulbî oğlu Mehmed Ağa’yı vekîl nasb ü ta‘yîn eyledikde ol dahi vekâlet-i mezbûreyi kabûl ve merâsimini edâya ta‘ahhüd etmeğin hakīkat-i hâl ve masdûka-i makāl hâlâ mahmiye-i Edirne’de hâkim-i şerî‘at-i garrâ olan a‘lemü’l-ulemâ’i’l-izâm efdalü’l-fuzalâ’i’l-fihâm efendi hazretlerinin ve usûl ve nüvvâbdan bu kitâb-ı müstetâb vusûl bulan efendilerin mecâlis-i şerîfelerine inhâ olunduğu müteveffâ-yı mezbûrun sulbî kebîr oğlu ve hasrân vârisi olup mecmû‘-i terekesine vaz‘-ı yed eden Salih Ağa mahzarında ba‘de’l-feth ve’n-nazar kırâat olunup mütehakkık oldukdan sonra merkūm Salih Ağa’dan suâl olundukda cevâbında babası ve mûrisi müteveffâ-yı mezbûrun terekesine bi’l-inhisâr vaz‘-ı yed ettiğine i‘tirâf edip vürûd-ı nakl-i mezkûru inkârdan mâ‘adâ meblağ-ı bâkī-i mezkûru babam ve mûrisim merkūm Ali Bey hâl-i sıhhatinde müvekkil-i mezbûr Ahmed Ağa’ya tamâmen def‘ ve teslîm edip ol dahi ahz u kabz eylemişdir deyu da‘vâ-yı def‘ edicek gıbbe’l-istintâk mezbûr Mehmed Ağa def‘-i meşrûhu inkâr etmekle merkūm Mehmed Ağa’dan vürûd-ı nakl-i mezkûru mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i Müslimînden zeyl-i nakilde isimleri mastûr şühûd-ı tarîkden el-Hâc Dilaver b. Mehmed ve Mehmed Bey b. Mustafa nâm kimesne mahmiye-i Edirne’de meclis-i şer‘-i hatîrde li-ecli’ş-şehâde hâzırân olup gıbbe’l-istişhâd herbiri münkir-i mezbûr Salih Ağa muvâcehesinde şehâdet edip işbu kitâb hâlâ mahmiye-i İstanbul’da kādı olan Mevlana Ebussuud Efendi b. Abdürrahim b. Abdülmuhsin kıbelinden vâriddir işbu kitâb-ı naklîde olan imzâ ve hatemi mevlânâ-yı mûmâ-ileyh bizim huzûrumuzda imzâ ve hatm eyledi işbu kitâbda olan imzâ ve hatem mevlânâ-yı mûmâ-ileyhin imzâ ve hatemidir biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu herbiri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mezkûr Salih Ağa vekîli mezbûr mahzarında Ahmed Ağa cevâb edip babam müteveffâ-yı mezbûr Ali Ağa hâl-i hayatında meblağ-ı bâkī-i mezbûr yüz on dokuz bin yüz on dört akçenin ancak dokuz bin yüz on dört akçesini mukaddemâ müvekkilim mezbûr Ahmed Ağa’ya verip zimmetinde bâkī kalan elli bin akçeyi dahi bin elli yedi senesi Cumâdelâhıresi’nde def‘ ve teslîm mezbûr Ahmed Ağa dahi ahz u kabz edip hatta bu vech üzere ahz u istîfâsını alâ re’si’l-işhâd ikrâr dahi eylemiş deyu def‘le mukābile edicek gıbbe’l-istintâk ve’l-inkâr mezbûr Salih Ağa’dan def‘-i mezbûrunu mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i Müslimînden olan mahmiye-i Edirne’de Sultan Selim Câmi‘i kurbünde sâkin Mehmed Ağa b. Mehmed ve Arpacı Hamza mahallesinde Abdulbâki Bey b. Hasan nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ işbu vekîlin müvekkilesi olan müsteşhid-i mezbûr Ahmed Ağa bin elli yedi senesi Cumâdelâhıresi’nde mezbûr Salih Ağa’nın babası müteveffâ-yı mezbûr Ali Ağa hayatında mezbûr Ali Ağa zimmetinde cihet-i deyn-i şer‘îden hakkım olan iki yük on dokuz bin yüz on dört akçenin bir def‘a yüz bin akçesini ve bir def‘a altmış dokuz bin yüz on dört akçesini mezbûr Ali Ağa’dan kabz edip zimmetinde bâkī kalan elli bin akçeyi dahi mezbûr Ali Ağa’dan kabz ol vechile meblağ-ı mezbûrdan zimmetinde bir akçe ve bir habbe hakkım bâkī kalmadı deyu bizim huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde şâhidân-ı mezbûrân mahalleleri ahâlîleri Mustafa Efendi el-imâm ve Hasan Beşe ve Memi Bey ve Ali ve Ahmed Bey ve Seyyid Ahmed Çelebi ve Mustafa Efendi el-imâm, Ahmed Bey ve Ali Bey ve Turgud Beşe nâm kimesneler ile ta‘dîl ve tezkiye olunduklarından sonra şehâdetleri makbûle olmağın mûcebince ba‘de’l-hüküm bî-vech mu‘ârazadan men‘ birle mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Tahrîren fî evâili Saferi’l-hayr sene 1068.
Şühûdü’l-hâl: Derviş Ağa b. Mehmed, Hasan Çavuş b. Mustafa el-mübâşir, Mehmed b. Kasım, Ali Beşe b. ( ) er-râcil, es-Seyyid Mehmed Çelebi, Kazzâz Osman Çelebi, Hâfız Efendi, İvaz Ağa b. ( ) ser-muhzırân, İsmail Çelebi b. el-Hâc Mahmud matbahî, İsa Bey b. Ahmed el-muhzır, Ahmed Çelebi b. Abdürrahim.
|