|
Rumeli Sadâreti Mahkemesi 106 Numaralı Sicil (H. 1067-1069 / M. 1656-1658) cilt: 50, sayfa: 577 Hüküm no: 604 Orijinal metin no: [90b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Vefat efen Mustafa Cavuş’un terekesine al konulması ve varislerin hak talebinde bulunması
Kadıasker efendi hazretleri imzâsıyladır.
Bi’l-fi‘il diyâr-ı Mora’da medîne-i Anabolu’da icrâ-yı ahkâm-ı şer‘iyye eden Abdullah Efendi b. Hasan b. Mehmed kıbelinden unvânıyla mu‘anven ve hatemi ile mahtûm ve bin altmış yedi senesi Zilka‘desi’nin evâsıtı ile müverrah nakl-i şer‘î vârid olup mazmûnu medîne-i mezbûre sükkânından iken bundan akdem vefât eden Ahmed b. Ali nâm kimesnenin sulbî kebîr oğulları nâkilü’l-kitâb Mustafa ve Hüseyin nâm kimesnelerden meşhûdün-bih-i âti’l-beyân vechi üzere da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iyye ile mesbûk istişhâd-ı şer‘î sudûrundan sonra udûl-i Müslimînden olup medîne-i mezbûre sükkânından Hüseyin Efendi b. Mustafa Efendi b. Mehmed ve Yusuf Efendi b. Pîr Mehmed b. Ali ve Ali Efendi b. Hasan Ağa b. Mehmed ve Hasan Çelebi b. Abdurrahman b. Yusuf ve Hasan Beşe b. Mehmed b. Ahmed ve Hüseyin b. Mehmed b. Ali nâm kimesneler nakl ve tahvîl mahall-i cerh ve ta‘dîle li-ecli’ş-şehâde hâzırûn olup müteveffâ-yı mezbûr Ahmed’in li-ebeveyn karındaşı olup medîne-i mezbûrede sâkin iken fevt olup terekesi bi’l-fi‘il atebe-i aliyye-i sultaniyye ve südde-i seniyye-i hakaniyyede başdefterdâr olan düstûr-ı mükerrem müşîr-i mufahham hâfızu’l-hazâini’l-Osmaniyye zâbitu’l-emvâli’s-sultâniyye İbrahim Paşa hazretleri yedinde mazbûta olan Mustafa Çavuş’un müsteşhidân-ı mezbûrân Mustafa ve Hüseyin li-ebeveyn karındaşı oğlu ve bi’l-usûbeti’n-nesebiyye vârisleri olup zîrâ müsteşhidân-ı mezkûrânın babaları mezkûr Ahmed ile merkūm Mustafa Çavuş li-ebeveyn karındaşlar olup babaları mezbûr Ali ve cedleri Mehmed ve vâlideleri İsmihan nâm hâtun ve maskat-ı resleri medîne-i mezbûredir müteveffâ-yı mezbûr Mustafa Çavuş’un verâseti müsteşhidân-ı mezbûrân ile zevce-i metrûkesi Fâtıma bt. Mehmed nâm hâtuna münhasıradır bunlardan gayrı vârisi ve terekesine âhar müstahık olduğu ma‘lûmumuz olmadığından mâ‘adâ müteveffâ-yı mezbûr Mustafa Çavuş bin kırk yedi senesi Zilka‘desi’nin evâilinde hâl-i hayatında ve kemâl-i akl ve sıhhatinde silk-i mülkünde münselik olup müteveffâ-yı mezbûr Mustafa Çavuş’un terekesinden olmak üzere paşa-yı mûmâ-ileyh vaz‘-ı yed eylediği Vime İpsari demekle ma‘rûf timar sınırında vâki‘ Termeri demekle şehîr ma‘lûmü’l-hudûd dâhilen ve hâricen büyûtu ve iki burgazı ve yirmi bir ahırı ve dört göz anbarı hâvî çiftlik ta‘bîr olunur mülk menzil ile ma‘lûmü’l-hudûd bir kıt‘a mülk bağ ve bahçesini gıbbe’t-tahliyeti’ş-şer‘iyye bizim huzûrumuzda müsteşhidân-ı mezbûrânın babaları merkūm Ahmed’e hâl-i hayatında hibe-i sahîha-i şer‘iyye ile hibe ve temlîk ve çiftlik-i mezbûr ile ma‘an zabt olunagelen altı çift arâziyi sâhib-i arz ma‘rifeti le meccânen ferâğ u tefvîz ve herbirini teslîm edip mezbûr Ahmed dahi ittihâb ve kabûl ve temellük ve arâzi-i mezbûreyi tefevvüz ve herbirini tesellüm ve hîn-i vefâtına değin mutasarrıf iken fevt olup çiftlik-i mezbûr irsen vârise-i mezbûrenin tasarrufunu kānûnen müsteşhidân-ı mezbûrâna intikāl eylediğinden sonra zikrolunan çiftlik ve arâzi-i merkūmeyi senede yüz ellişer guruşa mezbûr Mustafa Çavuş müsteşhidân-ı mezbûrândan huzûrumuzda bi’d-defe‘ât istîcâr ve kabûl ve kabz edip hîn-i vefâtında taht-ı icâresinde idi ve yine müteveffâ-yı mezbûr Mustafa Çavuş’un terekesinden olmak üzere paşa-yı mûmâ-ileyh zabt eylediği [91a] Gördos kazâsına tâbi‘ Peyade ve Pidzurz nâm karyede vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd olup iki ahır ve bir bahçe ve bir kıt‘a bağ ve üç göz değirmeni hâvî çiftlik ta‘bîr olunur mülk menzil ve Anabolu muzâfâtından Kapornos nâm karyede vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd çiftlik ta‘bîr olunur mülk menzil ve yine Anabolu kazâsına tâbi‘ Lukoryo nâm karyede vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd çiftlik ta‘bîr olunur mülk menzilin mecmû‘u müsteşhidân-ı mezbûrân Mustafa ve Hüseyin’in mülk-i mahz-ı sahîhi ve hakk-ı sırfı olduğundan gayrı zikrolunan çiftlikler ile ma‘an zabt olunagelen ( ) kıt‘a tarlaları müsteşhidân-ı mezbûrân hakk-ı müfevvezleri olup bu mecmû‘unu mezbûr Mustafa Çavuş müsteşhidân-ı mezbûrân taraflarından vekâleten zabt u tasarruf eder idi ol vechile salifü’z-zikr çiftlikler müsteşhidân-ı mezbûrânın mülkleri ve arâzi-i mezkûre hakk-ı müfevvazlarıdır vaz‘-ı yed edenlerden müsteşhidân-ı mezbûrân için hakk-ı taleb ve ahz vardır biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu herbiri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olduğunu müştemil bulunmağın kitâb-ı merkūm müsteşhidân-ı mezbûrân talebleriyle tereke-i müteveffâ-yı mezbûra vâzı‘u’l-yed olan mûmâ-ileyh İbrahim Paşa tarafından husûs-ı âti’l-beyâna vekîl olup Yusuf Bey b. Abdullah ve Kenan Bey b. Abdullah nâm kimesneler şehâdetleri [ile] şer‘an vekâleti sâbite olan umdetü’l-emâsil ve’l-a‘yân makbûlü’s-sudûr ve’l-erkân Ahmed Ağa b. Atâullah mahzarında feth u kırâat ve istintâk olundukda cevâbında vech-i muharrer üzere müvekkilinin vaz‘-ı yedini ikrâr lâkin kitâb-ı mezbûrun mevlânâ-yı mûmâ-ileyh kıbelinden vürûdunu inkâr edicek müsteşhidân-ı mezbûrândan sıdk-ı makālini mübeyyine beyyine taleb olundukda şühûd-ı tarîkden olup isimleri zeyl-i kitâb-ı naklîde mektub olan Müslimînden Yahya Çelebi b. Pîrî Çelebi ve Yusuf Çelebi b. Derviş nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ işbu kitâb-ı nakl-i mezkûr mûmâ-ileyh Abdullah Efendi b. Hasan b. Mehmed’in olup bizim huzûrumuzda imzâlayıp ve mühür urup ol vechile zeylindeki hat ve zahrındaki hatem mezbûr Abdullah Efendi bizi işhâd eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyu herbiri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcibiyle ba‘de’l-hüküm mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’l-hâmis min şehri Rebî‘i’l-evvel li-sene semân ve sittîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: Umdetü kuzâti’l-İslâm Ali Efendi b. Ahmed Kethüdâ, Ali Efendi b. Pîr Mehmed Çelebi, Mehmed Efendi b. İbrahim hoca, Hasan Beşe b. ( ) er-râcil, Hasan Efendi b. ( ), Yusuf Efendi b. ( ), Hüseyin Çelebi b. ( ) ve gayruhüm.
|