.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 161 Numaralı Sicil (H.1115-1116 / M. 1704)
cilt: 59, sayfa: 153
Hüküm no: 97
Orijinal metin no: [26b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Fatıma Hatun’un, Gubârî Hüseyin Efendi aleyhindeki menzil davasının reddedilmesi

Mahrûse-i Galata muzâfâtından kasaba-i Kasımpaşa’da Câmi‘-i kebîr mahâllesi sâkinlerinden iken bundan akdem vefât eden el-Hâc Hasan b. Veli nâm kimesnenin verâseti zevce-i metrûkesi Emetullah bt. el-Hâc Habib ile babası mezbûr Veli’ye ve sulbî sagīr oğulları Mehmed ve Veli’ye ve sulbiye kebîre kızı Fâtıma’ya münhasıra ve ba‘dehû sagīr-i mezbûr Mehmed dahi vefât edip verâseti min-kıbeli’l-ebin ceddi mezbûr Veli’ye münhasıra ve ba‘dehû sagīr-i mezbûr Veli dahi vefât edip verâseti vâlidesi mezbûre Emetullah ile ceddi merkūm Veli’ye münhasıra olup tashîh-i meseleleri bi-tarîkı’l-münâsahati’ş-şer‘iyye üç yüz altmış sehmden olmağın sihâm-ı mezbûreden yetmiş dokuz sehmi mezbûre Emetullah Hatun’a ve iki yüz otuz sehmi mezbûr Veli’ye ve elli bir sehmi mezbûre Fâtıma’ya isâbet ve intikāl eylediği şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra mezbûre Fâtıma mahmiye-i İstanbul’da meclis-i şer‘-i hatîrde zikri âtî menzile vâzı‘ü’l-yed olan işbu bâ‘isü’l-vesîka Gubârî el-Hâc Hüseyin Efendi b. Mehmed Efendi mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip babam müteveffâ-yı mezbûrun muhallefâtından olup zikr olunan Câmi‘-i kebîr mahâllesinde vâki‘ bir tarafdan ba‘zan tarîk-i âm ve ba‘zan Topçubaşı Baba İbrahim mülkü ve bir tarafdan ba‘zan Şerbetçioğlu Mehmed Çelebi tasarrufunda olan vakıf menzil ve ba‘zan Haffâf Seyyid Mustafa Çelebi mülkü ve bir tarafdan <> Fâtıma Hatun tasarrufunda olan vakıf menzil ve ba‘zan Hadîce Hatun tasarrufunda olan vakıf menzil ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd ve mümtâz fevkānî üç bâb oda ve bir matbâh ve iki sofa ve bir sagīr kilâr ve dehliz ve kenîf ve tahtânî bir bâb harâb oda ve iki su kuyusu ve menzil-i mezkûrun tahtında bir bâb dükkân ve eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmireli bahçeyi müştemil mülk menzilin nısfından tashîh-i mezbûr üzere elli bir sehmi bana bi’l-irsi’ş-şer‘î isâbet ve intikāl eylediğinden sonra hâl-i suğrumda menzil-i mezbûrun nısfından bana isâbet ve intikāl eden hissemi cümle tevâbi‘i ile mezbûre Emetullah Hatun’a semen-i ma‘lûme bey‘ ve kabz-ı semen ve menzil-i mezbûra müte‘allıka da‘vâdan mezbûre Emetullah Hatun’un zimmetini ibrâ ve iskāt etmişdim lâkin bey‘-i mezbûr hâl-i suğrumda olmağla mu‘teber olmamağın mezbûr el-Hâc Hüseyin Efendi’ye hâlâ suâl olunup menzil-i mezbûrun nısfından bana isâbet eden elli bir sehim hissemden kasr-ı yed edip bana teslîm etmek üzere tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr el-Hâc Hüseyin Efendi cevâbında menzil-i mahdûd-ı mezkûra vaz‘-ı yedini ikrâr lâkin müdde‘iye-i mezbûre menzil-i mezbûrun nısfından hisse-i mezkûresini bey‘ ve kabz-ı semen ve ibrâ e[tdi]ği hâlde âkıle ve bâliğa ve reşîde olmağla bey‘-i mezbûru nâfize olup bu vech üzere hisse-i mezkûresi mezbûre Emetullah Hatun’un mülk-i müşterâsı oldukdan sonra menzil-i mezbûrun mecmû‘u tedâvül-i eyâdî ile bâ-hücec-i şer‘iyye benim mülk-i müşterâm olmağla ona binâen vaz‘-ı yed ve zabt ve tasarruf ederim deyü def‘le mukābele edicek gıbbe’l-istintâk ve’l-inkār merkūm el-Hâc Hüseyin Efendi’den def‘-i mezkûruna beyyine taleb olundukda udûl-i ahrâr-ı ricâlden olup müdde‘iye-i mezbûre Fâtıma Hatun’un zâtını ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân zikr olunan Câmi‘-i kebîr İmamı Hüseyin Efendi b. el-Hâc Mustafa ve mahâlle-i mezbûre ahâlîsinden Mehmed Çelebi b. Mustafa nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘e hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-vâki‘ işbu müdde‘iye-i mezbûre Fâtıma Hatun menzil-i mahdûd-ı mezkûrun nısfında olan elli bir sehim hisse-i şâyi‘asını merkūme Emetullah Hatun’a âkıle ve bâliğa ve reşîde olduğu hâlde bizim huzûrumuzda semen-i ma‘lûme bey‘ ve kabz-ı semen ve hisse-i mezkûresine müte‘allıka da‘vâdan merkūme Emetullah Hatun’un zimmetini ibrâ-i âm ile ibrâ ve iskāt eylediğinden sonra menzil-i mezkûrun mecmû‘u bâ-hücec-i şer‘iyye tedâvül-i eyâdî ile merkūm el-Hâc Hüseyin Efendi’nin mülk-i müşterâsı olmuşdur, biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebince ba‘de’l-hükm müdde‘iye-i mezbûre bî-vech mu‘ârazadan men‘ birle mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’r-râbi min-Muharremü’l-haram li-sene sitte aşere ve mi’e ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Nuri Hüseyin Çelebi, Çavuş Hacı Mustafa b. Ahmed, el-Hâc Mehmed Efendi el-kādı, Ömer Efendi el-kādı, Mehmed Emin Efendi el-kādı, Mehmed Efendi b. Hüseyin, Mustafa Efendi el-kādı.