.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Rumeli Sadâreti Mahkemesi 161 Numaralı Sicil (H.1115-1116 / M. 1704)
cilt: 59, sayfa: 199
Hüküm no: 140
Orijinal metin no: [42a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Abdullah Efendi’nin, Mustafa b. Ebubekir’den aldığı atın ayıplı ve sakat olması nedeniyle iade edilmesi

Mahmiye-i İstanbul’da Zincirlikuyu kurbünde sâkin ve Anadolu kuzâtından olup sâbıkā Trabzon kādısı olan Abdullah Efendi b. Receb Efendi mahmiye-i mezbûrede meclis-i şer‘-i hatîrde Mustafa b. el-Hâc Ebubekir nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip târîh-i kitâbdan dokuz gün mukaddem işbu meclis-i şer‘de müşâhed olan kır aygır atı cemî‘ uyûbdan sâlim olmak üzere mezbûr Mustafa elli beş guruş ile bir sülüs guruşa bana bey‘ ve teslîm ben dahi iştirâ ve tesellüm ve kabz ve def‘-i semen-i mezbûr eylediğimden sonra zikr olunan at sinil ta‘bîr olunur maraza mübtelâ ve ön ayakları tön olup bu vechile noksân-ı semen îcâb eder iki dürlü ayıb ile mu‘ayyeb ve ayb-ı mezbûrlar kadîm olmağla el-an ayb-ı mezbûrlara muttali‘ olduğum ecilden hâlâ mezbûr Mustafa’ya suâl olunup zikr olunan atı geri red ve semeni olmak üzere kendüye medfû‘um olan meblağ-ı mezbûr elli beş guruş ile bir sülüsü bana teslîm etmek üzere tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde evvelâ teveccüh-i husûmet için zikr olunan atı taraf-ı saltanat-ı aliyyeden ehl-i hibre ta‘yîn olunan Üstâd Mustafa Beşe b. Hüseyin ve Üstâd Ramazan Beşe b. İbrahim nâm kimesnelere irâet olundukda onlar dahi zikr olunan ata ba‘de’n-nazar el-an ayb-ı mezkûrlar ile mu‘ayyeb olduğunu haber verdiklerinde gıbbe’s-suâl mezbûr Mustafa cevâbında zikr olunan atı târîh-i kitâbdan dokuz gün mukaddem cemî‘ uyûbdan sâlim olmak üzere elli beş guruş ile bir sülüs guruş semen-i makbûza müdde‘î-i mezbûra bey‘ini ikrâr lâkin zikr olunan atın ayb-ı mezkûrları kadîm olduğunu inkâr edicek müdde‘î-i mezbûrdan ayb-ı mezbûrların kıdemine beyyine taleb olundukda mezbûrân Üstâd Mustafa Beşe ve Üstâd Ramazan Beşe li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘e hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-vâki‘ zikr olunan atda olan ayıplar altı aydan ekalde hâdis olan uyûbdan değildir, kadîmdir biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eyledikler[inde] gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olup müdde‘î-i mezbûr ba‘de’t-tahlîfi’ş-şer‘î mûcebiyle ba‘de’l-hükm zikr olunan atı müdde‘î-i mezbûrdan ahz ve semen deyü makbûzu olan meblağ-ı mezbûr elli beş guruş [42b] ile bir sülüs guruşu müdde‘î-i mezbûra redd ü teslîme merkūm Mustafa’ya tenbîh olunup mâ-hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’s-sâbi‘ ve’l-ışrîn min-Saferi’l-hayr li-sene sitte aşere ve mi’e ba‘de’l-elf.

Şuhûdü’l-hâl: Ömer Efendi el-kâtib, Mehmed Emin Efendi, el-kâtib, Mustafa Efendi el-kâtib, es-Seyyid Yusuf Efendi b. ( ), Mehmed Efendi b. ( ), el-Hâc Yusuf b. ( ).